Ana sayfa Ünlü Sozleri Yunus Emrenin Hayatı, Yunus Emre Kimdir? – Bir Aşk Yolculuğu

Yunus Emrenin Hayatı, Yunus Emre Kimdir? – Bir Aşk Yolculuğu

0
Yunus Emrenin Hayatı
Yunus Emrenin Hayatı

Yunus Emrenin Hayatı yazımızla sizlerleyiz.  Yunus Emrenin Hayatı yazımızda büyük âlim ve veli Yunus Emrenin Hayatı ve eserlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Benim bunda kararım yok,
Ben bunda gitmeye geldim,
Bezirganem metaım çok,
Alana satmaya geldim.

Ben gelmedim dava için,
Benim işim sevi için,
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.

Yunus Emre âşık olmuş,
Maşuka derdinden ölmüş,
Gerçek erin kapısında,
Canım arz etmeye geldim.

Yunus Emre
Yunus Emre Şiir

Yunus Emrenin Sözleri yazımızı da mutlaka beğeneceksiniz.

Yunus Emre Kimdir? – Yunus Emrenin Hayatı

Her nefeste, her demde Hakk’ı anmış, dostun evinde ona kavuşacağı güne değin gönüller yapmış, yaptığı gönüllerde de asırlarca Allah ve Muhammed sevgisiyle can bulmuş bir gönül sultanıdır Yunus Emre Hazretleri. O, ilahi aşkın ateşiyle öylesine yanmış, tutuşmuş bir Hakk dostudur ki, ne gönül ne de beden dilinden Rabbi ve Âlemlerin Sultanı Rasülüllah Efendimizden başka bir söz çıkmamıştır.

Yunus Emre Kimdir
Yunus Emre Kimdir

Yunus medh eyledi seni dillerde,

Sevilirsin bütün gönüllerde,

Ağlayı ağlayı gurbet ellerde,

Ya Muhammed canım arzular seni.

Bu aşk ve muhabbet değil midir yedi asırdır Yunus Emre Hazretlerini dillerde ve gönüllerde sevgiyle yaşatan? Bu aşk değil midir, Hakk’ın sevgisi için geldiğini söylediği gelip geçici şu dünyada nice gönüllere Allah ve Muhammed sevgisini nakşeden?

Yunus Emre Hazretleri yedi asırdan bu yana içindeki o yüce Allah sevgisiyle insanlığa hizmet etmiştir. Zira onun dil ve gönül ustalığı dünyanın dört bir yanına ulaşan ilahi sırlarla dolu şiirlerinin nazarıyla niceleri İslam nuruyla tanışmıştır. Anadolu coğrafyasında yetişen en önemli alim ve velilerden birisi olan Yunus Emre Hazretlerinin yedi yüz yıl önce söylediği sözler bugün de bütün sınırları ve zamanları aşmış, gönüllere rehber olmuştur. Düşüncelerinin temeli İslam olan Yunus Emre Hazretleri Kur’an-ı Kerîm’i ve Peygamber Efendimizin hayatını ve sünnetini çok iyi bir şekilde tetkik etmiş, ayet ve hadisleri kendine özgü sade bir dille, şiir yoluyla anlatmıştır. Her şiirinde ilahi aşkla dolu bir hayat, bir nasihat, bir çağırış, bir ümit vardır.

Yunus Emre Bir Hakk Aşığı – Yunus Emrenin Hayatı

Yunus Emre Hazretlerinin yaşadığı 13. Ve 14. yüzyıl, büyük acıların, yoksulluğun ve ümitsizliğin yaşandığı, kavga ve kötülüğün kol gezdiği, insanların zihin ve gönül dünyalarının savaşlarla yıkıldığı bir devirdi. İşte böylesine bir dönemde o, insanlığa Hakk’ın varlığını hatırlattı, insanları mutlak hakikate Allah’ın ipine sarılmaya davet etti ve sevgi için, gönül yapmak için geldiğini söyledi Yunus Emre Hazretleri.

Ben gelmedim dava için,
Benim işim sevi için,
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim.

O, bu sözleriyle, asırlarca Hakk âşıklarının, Peygamber sevdalılarının, velilerin, gönül erlerinin, ümitsizliğe düşenlerin, hor ve hakir görülenlerin, Hakk’ı arayanların, Hakk’a koşanların, düşmüşlerin, kalkışların gönüllerini yaptı. O, yaratılan her şeye Hakk nazarıyla baktı.

Nazar eyle ilerü,
Pazar eyle götürü,
Yaratılanı hoş gör,
Yaradan’dan ötürü.

Yunus Emre ve Hacı Bektaş –  Yunus Emrenin Hayatı

Büyük Hakk aşığı ve gönül sultanı Yunus Emre Hazretlerinin doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1320 senesinde 82 yaşında Hakk’a yürüdüğünden, 1240 yılında Eskişehir Sarıköy’de doğduğu düşünülmektedir. Türkmen bir aileye mensup Yunus Emre Hazretleri, çiftçilik ile geçinen bir ailenin çocuğudur. Moğol istilası zamanında yaşamış olan Yunus Emre Hazretleri toprağa bağlı bir hayat sürmeyi tercih ederek çiftçilik ve hayvancılıkla sağlar geçimini.

Yedi asırdır gönüllerin sultanı olan Yunus Emre’nin hayatına bir kuraklık dönemi yön verir. Toprağın bir damla suya muhtaç olduğu, kuraklıktan nice evin aşsız kaldığı bir anda genç Yunus bir anda darda kalanların dost kapısı Hacı Bektaş dergâhında bulur kendisini. Gelirken de bir dizim alıç meyvesi getirir yanında. Kıtlıktan etkilenenler dergâhtaki yardımdan faydalanmaktadır. Yunus Emre de biraz buğday almak için gelmiştir dergâha. Hacı Bektaş Hazretleri kapısına gelenleri sevgi, muhabbet ve cömertlikle karşılayıp misafir eder. Lakin Yunus Emre gitmekte acele eder.

Bu durum Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin kulağına gider. O da genç Yunus’a şu haberi gönderir: “Buğday mı ister yoksa erenler himmeti mi?” Yunus buğday ister. Bunu duyan Hacı Bektaş Veli Hazretleri tekrar haber gönderir: “İsterse o alıcın her tanesine nefes edeyim?” Yunus buğday da ısrarcıdır. Hacı Bektaş Veli Hazretleri üçüncü kez haber gönderir: “İsterse her çekirdek sayısınca himmet edeyim.” Yunus yine buğday ister… İster ama bir anda o erlik imtihanını fark eder. Sözünün hemen arkasından pişmanlıkla Hacı Bektaş Veli Hazretlerine koşar. Pir Hazretleri, “Senin kilidini Tapduk Emre’ye verdik.” diyerek ona gitmesini söyler. Böylece Yunus Emre Hazretlerinin Tapduk dergâhında 40 yıl sürecek hizmeti başlar. Yunus Emre’yi asırlardır gönül sultanı yapan işte bu hadisedir.

Tapduk Emre ve Çile Yolculuğu –  Yunus Emrenin Hayatı

Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin sözleriyle gözyaşları içinde kalan ve gönlü ilahi aşk ateşine düşen Yunus Emre Hazretleri dergâhtan ayrılır ayrılmaz Tapduk Emre Hazretlerinin kapısına koşar. Yıllarca “Of!” bile demeden bu yolda hizmet eder ve dergâha odun taşır. Öyle ki sanki o odunları toplarken ilahi aşkın ateşiyle pişmektedir gönlü. Zire 40 yıl boyunca dergâha tek bir eğri odun bile getirmemiştir. İşte onun hakikate teslimiyeti böyledir. Hocası Tapduk Emre elbette bunun farkındadır. Onun aşk ile teslimiyetini hocası Tapduk Emre Hazretleriyle aralarında geçen şu konuşmadan anlıyoruz:

– Yunus, bakıyorum dağdan kestiğin odunların hepsi kuru, hepsi düz. Meraklandım. Acaba ormanda hiç eğri odun yok mu?

– Ormanda eğri odun var olmasına var amma, sizin dergâhınızdan içeri odunun bile eğrisi giremez efendim.

Yunus Emre Aşkın Yolculuğu dizisinden en güzel sözleri topladığımız Tapduk Emreden Kıssalar yazımıza da göz atabilirsiniz.

İşte Yunus’u gönüllere dost yapan Allah’a olan sadakati, sabrı, tevekkülü, doğruluğu ve bağlılığıdır. Yunus Emre Hazretleri için hocasının hakkı Allah’ın hakkıdır. İşte bu edeple ilim ve irfan yolunda kendisine rehberlik eden biricik hocası Tapduk Emre Hazretlerinin rahle-i tedrisinde “Of!” bile demeden geçen 40 yıllık aşk dolu bir hizmet. O, bu hizmeti ve hocasına olan sevgisini şu mısralarla ne güzel dile getirmiştir:

Tapduk’un tapusunda,
Kul olduk kapusunda,
Yunus miskin çiğ idi,
Pişdük Elhamdülillah.

Yunus Emre Ümmi miydi?–  Yunus Emrenin Hayatı

Yunus Emre Hazretleri, Tapduk dergâhında birçok konuda ilim öğrenir. Zira divanı incelendiğinde bu kadar teferruat dolu bilgilerin yüksek bir eğitim gerektirdiği ortadadır. Şiirlerinde Kur’an-ı Kerîm’den kıssalar, kendinden önce yaşamış ashab ve tabiine ilişkin biyografik kabul edilebilecek şiirler, klasik İslam edebiyatının kahramanları, Yunan mitolojisinde hikâyeler konu edilmiştir. Divanı incelendiğinde şiirlerinde Arapça ve Farsça sözleri, terkipleri kusursuzca dile getirmesi bu iki lisana da hâkim olduğunu gösterir. Günümüz İslam bilgin ve tarihçilerinin elindeki kaynaklar, Yunus Emre’nin zannedildiğinin aksine ümmi olmadığı ve iyi bir medrese tahsili aldığı yönündedir.

Benzer Sözler :   Cemal Süreya Sözleri - Aşk Sözleri - Sevda Sözleri - Etkileyici Sözler 2018

Tapduk Emre Sonrası ve Bir Aşk Yolculuğu –  Yunus Emrenin Hayatı

Yunus Emre Hazretleri, Tapduk Emre’nin yanında geçen 40 yılın ardından hocasının isteğiyle Anadolu’da irşada başlar. Yunus Emre’nin irşadı birbirinden güzel sözlerle Hakk’ı anlatmaktır. Söylediği şiirler gönülleri fetheder, yaşadığı dönemde şöhreti diyar diyar dolaşır. İlmin altın çağını yaşadığı 13. ve 14. yüzyılda pek çok yeri gezen Yunus Emre Hazretleri Anadolu, Suriye, Azerbaycan ve Kafkasya bölgelerini dolaşarak birçok dergâha misafir olur. Bugün pek çok yerde makamının bulunması, ziyaret ettiği yerlerde halkın gönlünde bıraktığı derin etkinin en açık delilidir. Yunus Emre Hazretleri Anadolu yolculuğunda Hazreti Mevlana ve pek çok âlim ve bilgini de ziyaret edip sohbetlerinde bulunur. Bunu divanındaki eserlerinden de anlayabiliyoruz.

Yunus Emre ve Mevlana –  Yunus Emrenin Hayatı

Hazreti Mevlana’dan 50 sene sonra Hakk’a yürüyen Yunus Emre Hazretleri Konya’da Mevlana Celaleddin Rumî’yi de ziyaret etmiş ve sohbetlerinde bulunmuştur. Hazreti Mevlana’ya duyduğu sevgi ve hürmeti şu mısralarla dile getirmiştir:

Mevlana Hüdavendigar bize nazar kılalı,
Onun görklü nazarı gönlümüz aynasıdır.
Mevlana meclisinde saz ile işret oldu,
Arif manaya daldı çin biledir feriştah.

Vefatı ve Makamı –  Yunus Emrenin Hayatı

Halk içinde Hakk ile yaşayan büyük veli Yunus Emre Hazretleri geride muhteşem sözlerden oluşan şiirlerini bırakarak 1320 senesinde tüm ömrünce arzu ettiği o vuslata erişmiştir.

Geldi geçti ömrüm benim,
Şol yel esip geçmiş gibi,
Hele bana şöyle geldi,
Şol göz yumup açmış gibi.

Hakk’ı seven âşıkların gönüllerinde her daim diri kalan Yunus Emre Hazretleri Eskişehir’de Hakk’a yürümüştür. 13. yüzyılda yaşayan Yunus Emre Hazretleri, Yunan işgalinde yıkılan ilk mezarından 1949 yılında alınarak bir törenle Poryum üzerindeki ikinci mezarına, 1970 yılında da üçüncü mezarına nakledilmiştir. Üçüncü mezarı 13. yüzyılda Selçuklu mimarisini andıran sekiz sütunlu, kemerli, etrafı açık sekizgen bir mekân türbe halindedir. Türbede mezarın dışında, çeşme, müze, cami, minare, şadırvan ve kültür evi bulunmaktadır.

Hakk aşığı Yunus Emre’nin mezar taşının ön cephesinde ise onun fikir ve gönül zenginliğini anlatan:

Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım,
Sevelim sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz.

Yunus Emrenin Şiiri–  Yunus Emrenin Hayatı

Vefatından sonra 3000 kadar şiiri bir divanda toplanan Yunus Emre Hazretlerinin şiirlerinin bir kısmı, maalesef onları anlayamayan kimseler tarafından yırtılmıştır. Bir su kenarında şiirleri tek tek okuyan kişi ya da kişiler dine uygun görmediklerini yırtıp suya atar.

Derviş Yunuş bu sözü eğri büğrü söyleme,
Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.

beytiyle karşılaşır. Bu beyti okur okumaz Yunus’un Hakk dostu erenlerden olduğunu anlayarak, Divan’ı öpüp başına koyar. Fakat ne çare ki elde ancak 1000 kadar şiiri kalır.

Yunus Emre Hazretleri şiirlerini aruzla ve daha çok hece vezniyle yazmıştır. Şiirleri açık, derin manalı, samimi ve heyecanlıdır. İlahi aşk, varlık, yokluk, hayat, ölüm meseleleri ve bunlara bağlı olarak dünyanın faniliği gibi konuları muhteşem bir şekilde şiirle anlatmıştır. Yunus Emre Hazretlerinin Divanı’nın içeriği bir ansiklopedi niteliği taşımaktadır. Zira o gönlünden de, ibadetten de, Hakk dostlarından da anlatır.

Müslümanım diyen kişi,
Şartı nedir bilse gerek,
Allah’ın buyruğun tutup,
Beş vakit namaz kılmak gerek.

Her kim bu sözden olmadı,
Beş vakit namaz kılmadı,
Bilin Müslüman olmadı,
Ol tamuya girse gerek.

Yunus Emre’nin ilim ve ahlakı anlatan şu dizeleri aslında ne çok şey söylemektedir:

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmezsen,
Bu nice okumaktır.

Yunus Emre Hazretlerinin şiirlerinde Ehl-i Beyt, Ashab-ı Kiramla birlikte pek çok âlim ve bilginin de hayatına rastlanır. O, yaşamı boyunca Hakk’ın divanına ereceği günü özlemiş, Allah Rasülü Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi görmeyi arzulamış ve en içli sözlerle ona seslenmiştir:

Araya araya bulsam izini,
İzinin tozuna sürsem yüzünü,
Hakk nasip etse görsem yüzünü,
Ya Muhammed canım arzular seni.

Yunus Emrenin Eserleri–  Yunus Emrenin Hayatı

Yunus Emre Hazretlerinin bilinen iki eseri vardır. En meşhuru şiirlerinden oluşan divanıdır. Yunus Emre Divanı’nın birçok yazma nüshaları vardır. Bir diğer eseri ise Risaletü’n Nüsiyye’dir. Günümüzde birçok dile çevrilmiş olan Yunus Emre Divanı hâlâ nice gönüllere şifa, Hakk’ı arayanlara ayna olmuştur. Onun irşadı 13. yüzyıldan beri devam etmektedir. Yunus Emre Hazretlerinin sözlerinin tesiri Anadolu’nun da ötesine geçerek birçok kişinin Müslüman olmasına vesile olur. Bugün dünyanın önde gelen pek çok üniversitesinde Yunus Emre Kürsüsü bulunmaktadır.

Yunus Emre Hazretlerinin eserleri Tekke musikisini de etkiler. Zira bugüne değin en çok şiiri bestelenen Hakk aşığıdır Yunus Emre Hazretleri. Yüzyıllardır birçok değerli bestekâr ve sanatçı, Yunus Emre şiirlerini bestelemiş ve asırlardır nağmelerle buluşan sözleri dilden gönüle söylenegelmiştir.

Yunus Emre Aramızda–  Yunus Emrenin Hayatı

Bir Yunus geldi, Allah ve Rasülü’ne aşk-u muhabbetle kul oldu. Bir Yunus geldi gönülleri sevgi ve aşk bağına davet etti. Bir Yunus geldi, yıkılmış, harap olmuş gönülleri ilahi aşk ile yaktı geçti.

O, “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm.” diyerek dünya hayatını nur-u pak ile tamam eyledi. Birbirinden kıymetli şiirleri ile asırlardır Anadolu’nun sesi oldu. Kalbi Allah ve Muhammed aşk-u ateşiyle yanıp tutuşmuş olan Yunus Emre Hazretleri gönüllere şifa, Hakk erlerine yoldaş oldu. Dünyanın dört bir yanında çeşitli etkinliklerle yıllardıranılan Yunus Emre Hazretlerinin Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy’de bulunan türbesi hâlâ Hakk aşıklarının en önemli ziyaretgahlarındandır. O, Anadolu’nun en kıymetli sesi olarak asırlardır gönüllerde yaşamaktadır.

Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim,
Biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize.
Biz dünyadan gider olduk, kalanlara selam olsun,
Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun.

Hakk’ı sevenleri bilip de kalanlara, âşıklara Hakk’ın adıyla selam eylemiş, ömrü boyunca tevazuuyla yaşayıp, kini, nefreti kendine düşman bilip, Hakk’ın yolunda selamla diri kalmış bir gönül sultanıdır Yunus Emre Hazretleri. Allah kendisinden razı olsun.

Umarız Yunus Emrenin Hayatı yazımızı beğenmişsinizdir.

Yunus Emrenin Hayatı ile ilgili yorumlarınızı yazarak bize destek olunuz.

Bizi Facebook, Twitter, Instagram, Google+, Pinterest ve  Youtube hesaplarımızdan takip ederek bize destek olunuz.

Yazımızı Değerlendirebilirsiniz
[Toplam: 6 Ortalama: 4.2]

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here