Ana sayfa Ünlü Sozleri İsmet Özel Sözleri, Türkiye’nin Yaşayan Ruhu, Atan Kalbi İsmet Özel Kimdir?

İsmet Özel Sözleri, Türkiye’nin Yaşayan Ruhu, Atan Kalbi İsmet Özel Kimdir?

0
İsmet Özel Sözleri
İsmet Özel Sözleri

İsmet Özel Sözleri yazımızla karşınızdayız. Yusuf Kaplan’ın da dediği gibi “İsmet Özel, Türkiye’dir: Türkiye’nin atan kalbi, işleyen beyni, yaşayan ruhu…”dur.

İsmet Özel Sözleri yazımızda İsmet Özel Sözleri Twitter, İsmet Özel Sözleri Facebook, İsmet Özel Sözleri İnstagram, İsmet Özel Sözleri Tumblr, İsmet Özel Sözleri Alıntılar, İsmet Özel Sözleri Aşk, İsmet Özel Amentü Sözleri alt başlıkları altında sizler için İsmet Özel’e ait en güzel sözleri derledik.

Yazımızın sonunda İsmet Özel Kimdir? İsmet Özel Hayatı Kısaca alt başlıklı bilgiyi okuyabilirsiniz. İyi okumalar dileriz…

En Güzel İsmet Özel Sözleri, İsmet Özel Resimli Sözleri

Kâfirle Çatışmayı Göze Alan Müslüman’a Türk Denir. Türklük Âdem aleyhisselam’dan beri gelen vahdet dininin takipçisidir.

İstiklal marşımız “Korkma!” diye başlar. Biliyorsun ki bu, Rasûl-i Ekrem’in Sevr Mağarası’nda Ebû Bekir’e söylediğidir.

İnsanoğlunun elindeki tek iktidar duadır.

En Güzel İsmet Özel Sözleri
En Güzel İsmet Özel Sözleri

her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar, ben yaşarken koptu tufan, ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat, her şeyi gördüm içim rahat…

Ölümü pahasına olsa bile haram yemiyorsa, o insanı yenemezsiniz.

Ne ettiysem ben ettim. İyilik, kötülük. Yazık ettim. İnkar ettim. Ve sonunda itiraf ettim. Hepsini kendim. Kendime… Şahidi sensin Allah’ım… Hüküm senin!

Allah’a ve yalnız Allah’a güvenmek bir iç terbiye işidir…

Hastaneler hastalık, mektepler cehalet, mahkemeler zulüm, piyasalar yoksulluk üretiyor.

Çok şükür ki benim bütün işim Allah’ladır. Ve yine binlerce şükür ki benim bütün işim Allah’a kalmıştır.

İsmet Özel Resimli Sözleri
İsmet Özel Resimli Sözleri

Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde, yıkılma sakın.

Nuh’un gemsini dolduracak kadar Müslüman varsa hâlâ ümit vardır.

Önüme ağlanmadan geçilmez caddeler açılmıştı.

Bu memlekette akıllılar ile konuşmak için hiçbir şeye gerek yok fakat aptallarla konuşmak için bazı şeylerin olması lazım. Mesela paran ve diploman olması lazım.

Sana durulanmış kelimeler getireceğim, pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler, kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir…

Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi, taşınacak suyu göster, kırılacak odunu, kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde, bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin, tütmesi gereken ocak nerde?

Hakikat değişmez. Değişen bir şey varsa o da insanın durumudur.

Birbirine gönülden bağlı olanların bağını koparamazsınız, çünkü gönüllerin birbirine nereden bağlı olduğunu asla bilemezsiniz.

İnsanın şerefi, kendisi için çizilmiş sınırları aşabileceği halde, bunu yaratılmış olan her şeyin selâmeti uğruna yapmayışıdır.

Hem imana talip olup hem de zahmetten uzak durmak mümkün değildir.

Senin karanlığına kanat vuran yarasalar, başka bir göğe germişler kendilerini.

En anlamlı Sözler ile ilgili yazımız da ilginizi mutlaka çekecektir.

İsmet Özel Sözleri Twitter, İsmet Özel Sözleri Kısa

Yazık, yazık ki yazgımın boyası koyu.

Ben öyle bilirim ki yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.

İsmet Özel Sözleri Kısa
İsmet Özel Sözleri Kısa

Hiç kimse yerinde saymaz, ya felaketine ya da saadetine doğru yürür.

Yaşamak umrumdadır.

Boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti Güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın…

İnsanlar sabırsızlıkları yüzünden derinden arzuladıkları doğrulanmayı feda ederler.

İkna edilmişlerle yola çıkılmaz, yola inanmışlarla çıkılır. ikna edilenler yola çıktığında ikna edilirler.

İnsan olmaya (ve ölmeye) doğrudur. Vahim olan bundan kaçamayışı, kaçtığı zaman ise hangi tehlikeyle yüz yüze geldiğini fark edemeyecek bir cehalete gömülüşüdür.

Hak yemek, sol elle yemek yemek kadar dikkat çekmedi bu ülkede.

Mekânımız piyasadır. İnsanlar dost değildir. Hayatta hiç kimsenin akrabası kalmamıştır. İnsan kılığında gördüklerimizin hepsi müşteridirler.

Dilemekse maksat af dilenir, özür dilenmez. Dilenen özürlülerdir; özür dilenmez.

Neden her şeyin gönlümüzce olmasını istiyoruz da, istemesini bilen bir gönlümüz olmasını istemiyoruz?…

Şahsiyet ihmal edilince insan ilişkilerinde birinci sırayı ne alacaktır? Görünüş!

Ortama uymuyorum, çünkü dünyada evimde değilim. Dünyayı evi sayanların suçuna katılmıyorum.

Demedim; Dilimin ucuna gelen her ne ise, demedim.

Namaz kılmak demek, küfre meydan okumak demektir. Küfre meydan okumadan kılınan namaz, namaz değildir. Tutulan oruç, Hıristiyanların, Yahudilerin tuttuğu oruç değildir. Biz nefsimizi terbiye etmek için oruç tutmuyoruz. Biz, bizi yaşatanın sadece Allah olduğunu bütün küfür âlemine kafasına çakmak üzere oruç tutuyoruz.

Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine, arastadan ırmaklara çark ettiren dargınlık!

Yalnızlar; Allah’ın kendilerine, kendilerini unutturduğu insanlardır.

Kafa karışıklığı iyidir, insan bir kafası olduğunu anlar.

Ucunda ölüm olmayan bir şeyi ciddiye almak zorunda değiliz.

Türklük bir karakterdir, bir vasıftır. Türklük bir kavmin adı değildir. Kara derili bir Türk olur. Türklük doğrudan doğruya senin kalbinle alakalı bir şeydir. Ve senin kalbin de Kâbe’dedir. Eğer Kâbe’ye teveccüh etmemişsen Türk olman imkânsızdır, çünkü kalp Kâbe’dir. Onun için bütün gâvurlar kalpsizdir.

İsmet Özel Sözleri Facebook

İnsan bazı günleri kitapların arasında saklayıp kurutmak istiyor.

Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak. Hep aynı hikâye… Duyanlara selam olsun!

“Ne derler acaba?” diye kahrolası bir put vardır.

Hepimiz ölecek yaştayız.

Uzak nedir? Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için gidecek yer ne kadar uzak olabilir?

Neyin aslını öğrendiysem, orada acı buldu beni.

Kabaran bir çarpıntı oluyor şehir, Uyusam bir dağın benimle uyuduğu oluyor…

Yolumuz birbirini anlamaktan geçmiyorsa, hiçbir yere varamayacağız demektir.

Ey kalbim! Suları usul usul yükselen gizli deniz. İçimiz damar damar parçalansa da, Dışımız lal gibi sessiz…

Duaların yerini hayaller aldığından beri zarardayız.

Azıcık gece alayım yanıma yalnız, Serçelerin uykusuna yetecek kadar gece…

Akılsız adam taş gibi. Suya düşerse batar. Saf yürekli adam şeker gibi: Suya düşerse erir. Bilge kişi yağ gibi: Suya düşerse yüzer.

Tahammül etmek zorunda kaldığımız olayların akışı içindeyiz.

Her şey bir yanıyla güzeldir, samimiyet büsbütün.

Hayal, ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, o ipin ucu sizin elinizden bir kaçtı mı, hemen bir başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz, ama bir başkası yaşıyor.

Gülüşüne yağmur damlası çarpsa, Şiir olur. Bunu bir ben bilirim, Bir de gökyüzü…

İçimdeki şu zalim şüpheyi kaldır, Ya sen gel ya beni oraya aldır.

Güvendiğim dağlara kar falan yağmış değil, derinden bir düş kırıklığı benimkisi.

Zenginleşmek yozlaşmakla eş anlamlıysa, fakir kalmak bir iftihar vesilesidir.

Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.

İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse, öbürüne sağır.

İnsan, düşmeyi içine sindirememiş bir yaratıktır.

İsmet Özel Sözleri İnstagram

Allah, insanı iddiasından vurur.

Her çıkmaz sokağın çıkmaz olduğunu anlamak için sonuna kadar yürümek zorunda bırakıldık.

Benim kurtuluşum ancak benim gibi, benim kadar kurtuluşu özleyenin bana el vermesiyle mümkün.

İnsanlar bir gün sonra unutulacak şeylerin hafifliğiyle meşguller.

Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum.

Fareleri küheylan, balkabağını fayton yapacaklar, ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.

Daha alçakgönüllü olamaz mısınız? Asla! Çünkü alçakgönüllülükte alçaklık vardır.

Herkes kabul olan duasının bedelini ömrüyle öder.

Acı duymak, ruhun fiyaskosudur.

Belki de insanları kabaca ikiye ayırmak mümkün: Bir kısmı sadece görünen dünyada keyif çatabiliyor. Diğer kısmı ise keyfini ancal anlatılan dünyada sürebiliyor.

Maksat olmaktır, bu maksada ulaşmak için ise oldum sanmak noktasının aşılması zorunludur.

İyimserliklerini dışa vuranlar nerelerinden ölümcül yara alabileceklerini düşmanlarına işaret etmiş olurlar.

En güzel bağ da Allah’la kurduğumuz bağdır. Ve bu bağ sadakatle, sadakayla kurulur.

Yazgım; kendi avucumda seyretmek kendi aksimi.

Her çıkmaz sokak bir başka yöne işaret eder.

Ben vatanı kullukla bağdaştırıyorum. Eğer bir insan, Allah’a secde edecekse yönünü Kâbe’ye dönmek zorunda. Peki, ayakları nereye basacak? Tabii ki üzerinde bulunduğu toprak parçası olan vatanına. Yani bir insan eğer vatansızsa, kul da olamaz

Okumayı ciddiye alan kişiler neden “Ne okumamı tavsiye edersiniz?” sorusunu sormazlar? Çünkü kitaplar, insanları kitaplara götürür. Kitapların kendileri zenginliklerini ve yetersizliklerini ele verirler. Okumanın rehberi okumaktır.

“İşler nasıl gidiyor ahbap?” dermiş kör kötürüme. Kötürüm de şöyle yanıtlarmış: “Nasıl olsun, gördüğün gibi işte.”

Müslümanlardan kim bir kötülüğü kalbi ve dili ile düzeltmeye gayret etmezse, işte o yaşayan bir ölüdür.

Dünyaya bakmayı aşıp, dünyayı görme noktasına ulaştığımızda neye talip olmamız gerektiğini anlarız.

Bugün artık firavun yoktur ama sıradan insanların firavunlaşmasına müsait bir sistemin kıskacı vardır.

Damar kesildi, kandır akacak. Ama kan kesildi mi damardan sıcak, sımsıcak kelimeler boşanacak.

Necip Fazıl Kısakürek Sözleri yazımızı da okuyabilirsiniz.

İsmet Özel Sözleri Alıntılar

Uyuyor numarası yapanları uyandıramazsınız.

Beynimde hep manalı bir uçurum.

Hayat, biz insanlar için yalnızca bir bilmece değil, aynı zamanda bir hediye bize. Bilmecenin çetinliğinden ötürü yılgınlığa kapılma eğilimi taşıdığımızda hediyeye kavuşmanın ferahlığını hatırlarsak bir ışık çakıyor gönlümüzde.

Türkiye’de artık vakit namazına riayet etmenin mânâ taşımadığı bir yere geldik. Bunu da siyasal İslam’la temin ettik.

Dostum azdır diye üzülüyorsan teselliyi düşmanlarının çokluğunda arayabilirsin. Kişinin felaketi, istediği sayıda dosta kavuşamayışında değil, düşman olunamayacak kadar silik bir hayat çizgisi takip edişindedir.

Senin estetik dünyanda Kur’ân-ı Kerîm’i okumanın bir yeri yoksa git kendini Sarayburnu’ndan denize at. Çünkü orada akıntı var biliyorsunuz.

Gelecekten bir medeniyet umuyorsak, geçmişte medeniyetin aldığı biçim bizi bütünüyle ilgilendirmelidir.

Benim elbet bir bildiğim var: Hayat saçma sapandır. Üstüme saçmalı tüfeğiyle ateş açtı hayat.

Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde. Ey kanıma çakıllar karıştıran isyan.

Sen ve ben birbirimize muhtaç değiliz. Bizler yalnızca muhtaç yaratıklarız o kadar.

Kahrolsun, kahrolmamış kahrolması gereken kahrolasıca şeyler.

Her şeyin bir fiyatı vardır. Size huzur verdim diyenler, bizden ne aldıklarını da söylesinler.

Ümit iyi bir kahvaltı ve fakat kötü bir akşam yemeğidir.

Bir çift göz, bir yumruk arasında darmadumandık.

Doğru söylemediğimiz zaman, doğru yaşamamız mümkün değil.

Pisletmedik diye temiz mi kaldık?

Toparlanın gitmiyoruz!

En mutlu insanlar belki de baca temizleyicilerdir. Öyle dar, öyle karanlık bir yerdedirler ki yüreklerini geniş, dayanıklı, aydınlık tutmak zorundadırlar. Buna yükümlü sayarlar kendilerini. Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz, başkalarınca sevilirler aynı zamanda; çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu, herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar.

Benzer Sözler :   Necip Fazıl Kısakürek Sözleri, Güzel Sözler, Aşk, İnstagram, Kapak, Dini

Modern zamanlarda teizmin gerçek yüzünü putperestlik şeklinde görmek mümkün olmuştur. İnsanlar artık aya, güneşe, Lat ve Menat putuna tapmıyorlar ama devlet adamlarına, piyasalara, makinelere, teşkilatlara, teorilere tapıyorlar.

Gözlemlerim o yönde ki Anadolu’da yaşayan insanlar koyla biçim alabilirlik bakımından hemcinsleri arasında birinci sırayı işgal ediyor. Toplum olarak hafızasız yaşamaklığımız da caba.

İsmet Özel’den En Güzel Sözler

Aradıkça dirisin, Aradıkça mecalsiz kaldı kibrin, Aradın ve anladın, Haber almakla yol tüketilmiyor, Arayış sahicilik vaktine erişsin istiyorsan, Senin kendin, Haber olsa gerekir.

Hem kendi yarasını hem de sevdiklerinin yarasını iyileştirme adına okuruz şiiri. Okunan bir yaraya dokunmuyorsa şiir, zaten şiir değildir.

Bir gün gelip de hesaba çekileceği meselesini birinci mesele yapmayan insan, Müslüman adı taşıyabilir; ama Müslüman vasfı taşımaz.

“Ay göründü!” dediğim zaman bir tepeye tırmanıp aya bakmaya mı koşacaksın, yoksa bayram mı edeceksin?

Varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza. Yaşamak bizim için dokunaklı bir şarkı değil ki…

Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil, hayatı anlamlandırmaktır.

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında. Aşklarım, inançlarım işgal altındadır.

Benim harcım değil bir yâr sevmek gizliden.

Dünyaya alışan şiir yazamaz.

Hayat tasarruf edilmez; ya sarf edilir ya da israf.

Biz Türkler Batılılaşma maceramızın hâsılası olarak tarih sahnesinde solmuş hayaletler haline getirildik. Rengimize yeniden ve cismâniyetimize hakkıyla kavuşacak mıyız? Allah bilir.

Şiir odur ki, bizleri, bizlik nedir bilenleri bir vuruşla okumanın, yazmanın, sevmenin, sevilmenin kıymetini bilmeğe çağırır.

Niçin yazıyoruz, yazarız, yazmaktayız? Duvar yazıları da, alın yazıları da dâhil bütün yazılanlar yazık olmasın diye yazılmışlardır. Nerede ve ne zaman karşımıza heba olacağından korktuğumuz bir şey çıkarsa onu bir kıyıya not eder, yazıya çeviririz.

Ülkemize Diyar-ı Rum’un Dar-ül İslâm haline gelişiyle ülkemiz dedik. Bizim bu topraklara ülke (ölke, ölünecek yer) dememizden itibaren, yani en az 7 asırdır topluluğumuza tatbik edilen bir tepeden inmeci, halka rağmen halk için uyutma ameliyesi var.

Hayatı hayat kılan hayatın maksatlı oluşudur.

Şiirin üstünlüğü fikriyatın bereketine kenetlidir.

Anlamlı İsmet Özel Sözleri

Sır şuradadır ki, cennete yaklaşmak hiçbirimizi cehennemden uzaklaştırmaz. Cennete ne kadar yaklaşırsan yaklaş bir ayağın kaydı mı, ayağın bir kaydı mı o saat cehenneme düşersin.

Çevrenize bakın hiç tövbe etmemiş insanın hiç yontulmamış kütüğü temsil edişine her gün şahit olursunuz.

Olanca hayatı bir ucu sınırlı akla diğer ucu sınırsız şehvete değerek geçmiş olan ve kıyamete kadar böyle geçecek olan insanın yaratılışında ne kadar cennete müteveccih bir cevher varsa o kadar da tövbeye müteveccih bir cevher vardır.

Evet, ilmektir boynumdaki ama ben kimsenin kölesi değilim. Tarantula yazdılar diye göğsümdeki yaftaya tarantulaymış benim adım diyecek değilim. Tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime Rabb bellemeyeceğim. Razı değilim beni tanımayan tarihe. Beni sinesine sarmayan tabiattan rıza dilenmeyeceğim.

Başını örtmek kadınlara verilmiş bir imtiyazdır, hak değildir. Sadece üstün nitelikli kadınlar başlarını örter. Yetkim olsaydı, bazı kadınların başlarını örtmelerini yasaklardım.

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında, Öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan, Saçlarım yoruldu gençlik uykularımda, Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman, Acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim, ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın, Başından başlayabilirim.

Her insan kendi başına bir âlemdir. Ve Allah, Âlemlerin Rabbi’dir.

Benim hayranlığımdan inlerdi şehir Ben, atlara ve uzaklara hayrandım…

Hata yapmak  fırsatını Âdem’e veren sendin bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda… ” diyen bir adamı bilmemek eksik bırakıyordu yaşantılarımızı. Ve kirleniyorduk beyazlar içinde…

Sevmek mübalağa sanatıdır; Abartın.

Biz de kâinat gibi olmak istiyoruz. Hem tümüyle değişmek, Hem de tıpatıp aynı kalmak.

Mevsimi aşka çağıran kuşların nerede senin?

Sürüyle sürüklenmekten kaçınmak istiyorsak kendimiz olmak, kendilik faaliyetimizi baş meşguliyetimiz saymak mecburiyetindeyiz.

İlginizi çekebilecek anlamlı sözler yazımıza mutlaka bakmalısınız.

İsmet Özel Amentü Sözleri

İsmet Özel Amentü Sözleri
İsmet Özel Amentü Sözleri

İnsan
eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmış rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşandı
aşk için karnıma ve göğsüme
ölüm için yüreğime sürdüğüm eczâ uçtu birden
aşk ve ölüm bana yeniden
su ve ateş ve toprak
yeniden yorumlandı.

Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
gençken
peşpeşe kaç gece yıllarca
acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım
bilmezdim neden bazı saatler
alaturka vakitlere ayarlı
neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
yazgı desem
kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma
Tokat
aklıma bile gelmezdi
babam onbeşli olmasa.

Meyan kökü kazarmış babam kırlarda
ben o yaşta koltuğumda kitaplar
işaret parmağımda zincir, cebimde sedef çakı
cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları
kafamda yasak düşünceler, Gide mesela.
Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar
resimli bir kitaptan çalardım hayatımı
oysa hergün
merkep kiralayıp da kazılan kökleri
Forbes firmasına satan babamdı.

Budur

işte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
işte şehirleri bayındır gösteren yalan
işte mevsimlerin değiştiği yerde buharlaşan
kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla
güç bela kurduğum cümle işte bu;
ten kaygusu yüklü ağır bir haç taşımaktan
tenimin olanca ağırlığı yok oldu.
Solgun evler, ölü bir dağ, iyice solmuş dudak
bile bir bir çınlayan
ihtilal haberidir
ve gecenin gümüş ipliklerden işlenmiş oluşu
nisan ayları gelince vücudu hafifletir
şahlanan grevler içinde kahkahalarım küstah
bakışlarım beyaz bulutlara karşı obur
marşlara ayarlanmak hevesindeki sesim
gider şehre ve şaraba yaltaklanarak
biraz ağlayabilmek için
fotoğraflar çektirir
babam
seferberlikte mekkâredir.

İnsanın
gölgesiyle tanımlandığı bir çağda
marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak
belki ruhların gölgesi
düşer de marşlara
mümkün olur babamı
varlık sancısıyla çağırmak:
Ezan sesi duyulmuyor
Haç dikilmiş minbere
Kâfir Yunan bayrak asmış
Camilere, her yere

Öyle ise gel kardeşim
Hep verelim elele
Patlatalım bombaları
Çanlar sussun her yerde

Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur
polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur
bense
anlamış değilim böyle maceralardan
ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
yalnız
coşkunluğu karşısında içlendiğim şadırvan
nüfus cüzdanımda tuhaf
ekmek damgası durur
benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu
etin ıslak tadına doğru
yavaş yavaş uyanmak
çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
hırsız cenazelerine bine bine
temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme
korkak dualarından cibinlikler kurarak
dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
nakışsız yaşamakları
silâhlanmak sanarak
çıkardım
boğaza tıkanan lokmanın hartasını
çıkınımda güneşler halka dağıtmak için
halkı suvarmak bin saçlarımda bin ırmak
ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış
hazırmış zaten duvar sıkılmış bir yumruğa
fly Pan-Am
drink Coca-Cola

Tutun ve yüzleştirin hayatları
biri kör batakların çırpınışında kutsal
biri serkeş ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başka hayata karşı.

Orada

aşk ve çocuk
birbirine katışmaz
nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı
kendi tehlikesi peşinden gider insan
putların dahi damarından
aktığı güne kadar
sürdürür yorucu kovalamacayı.

Hanidir görklü dünya dünyalar içre doğan?
Nerde, hangi yöremizde zihnin
tunç surlardan berkitilmiş ülkesi
ağzı bayat suyla çalkanmış çocuğa rahim olan
parti broşürleri yoksa kafiyeler mi?
Hangi cisimdir açıkça bilmek isterim
takvim yapraklarının arasını dolduran
nedir o katı şey
ki gücü
gönlün dağdağasını durultacak?
Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
nedir bildim.

İsmet Özel Kimdir? İsmet Özel Hayatı Kısaca

İsmet Özel, İkinci Yeni sonrası toplumcu şiirin en önemli temsilcilerindendir. İsmet Özel, 1944 Kayseri doğumludur. Çeşitli şehirlerde öğrenim hayatını sürdürdükten sonra Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Devlet Konservatuarı’nda Fransızca okutmanlığı yapmıştır. Ataol Behramoğlu ile birlikte toplumcu gerçekçi bir dergi olan Halkın Dostları Dergisi’ni kurmuştur. 1963’ten itibaren şiirleri yayımlanmaya başladı. 1974 yılında gerek düşünce gerekse manevi düşünce bağlamında bir değişim yaşayarak yazı hayatına İslamî düşünce çerçevesinde devam etti.

İlk şiir kitabı 1966’da yayımlanan Geceleyin Bir Koşu’dur. Uzun yıllar çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. 2005 yılında Türkiye Yazarlar Birliği deneme ve üstün hizmet ödülünü kazanan şair ve yazarımız, toplamda 9 adet şiir, 22 adet deneme, söyleşi, mektup ve 5 adet çeviri kitabı yazmıştır. En önemli eserlerinden biri olan Üç Mesele (Teknik, Medeniyet, Yabancılaşma) kitabını 1978 yılında kaleme almıştır. 2007 yılında faaliyete geçen İstiklal Marşı Derneği’nin kurucusudur.

Şiir serüvenine önce İkinci Yeni ile başlayan İsmet Özel, 1960 ve 1970’li yıllarda toplumcu şiirin hafızalardan kazınmayan şiirlerini yazmıştır. 1974’ten sonra İslamî mistik bir yöneliş içinde olmuştur. Şiirlerinde genel itibariyle sert bir üslubu vardır. İmgeli şiirler yazmıştır. Özellikle Amentü isimli şiiri dikkat çekmektedir. Bu şiirle İslam anlayışına yönelmiştir. Kafiye ve redife önem vermiştir.

En önemli eserleri arasında; Geceleyin Bir Koşu, Evet İsyan, Cinayetler Kitabı, Celladıma Gülümserken, Erbain, Bir Yusuf Masalı ve Çatlayacak Kadar Aşk şiir kitapları bulunmaktadır. Düzyazı alanında da; Üç Mesele, Şiir Okuma Kılavuzu, Surat Asmak Hakkımız, Cuma Mektupları, Zor Zamanda Konuşmak, Taşları Yemek Yasak, Sorunca Söyleyen, İrtica elden Gidiyor gibi kitapları mevcuttur.

Umarım İsmet Özel Sözleri yazımızı beğenmişsinizdir. Sizin de eklemek istediğiniz en iyi İsmet Özel Sözleri varsa lütfen yorumlar kısmında belirtiniz.

Bizi Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest ve Youtube hesaplarımızdan takip ederek bize destek olun.

Yazımızı Değerlendirebilirsiniz
[Toplam: 2 Ortalama: 5]

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here