Ana sayfa Özel Günler Mehmet Akif Ersoy Hayatı

Mehmet Akif Ersoy Hayatı

0
Mehmet Akif Ersoy Hayatı
Mehmet Akif Ersoy Hayatı

Yazımızda Mehmet Akif Ersoy Hayatı ile ilgili merak edilen birçok soruya cevap bulabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşımızın yazarıdır. Mehmet Akif Ersoy hayatı mücadele içinde geçmiştir. Milli şairimiz özü sözü bir doğruluktan hiç ayrılmayan, haksızlığı da hiçbir zaman kabul etmeyen örnek bir insandı .

Mehmet Akif Ersoy Hayatı

Mehmet Akif Ersoy 1873 yılı sonunda İstanbul’da doğar. Hicri takvime göre 1290 yılı Şevval ayında doğmuştur. Miladi takvimde karşılığı ise 1873 yılı 22 Kasım – 20 Aralık günleri arasına rastlamaktadır.

Babası, Arnavutluk’un İpek Kasabası, Suşisa köyünden gelerek İstanbul’a yerleşen, Fatih Müderrisi Hoca Tahir Efendi’dir. Annesi ise Buhara’dan Tokat’a gelmiş köklü bir ailenin kızı Emine Şerife Hanım’dır.

Doğduğu ev Fatih Sarıgüzel civarında Sarınasuh sokağındadır. Şair ilk dini bilgilerini Fatih Medresesi hocalarından olan babası Tahir Efendiden alır.

Çocukluk Yılları ve Öğrenim Yılları

Akif 4 yıl 4 ay 4 günlük iken Fatih’te evlerinin yakınındaki Emir Buhari Mahalle Mektebine başlar. 3 yıl sonra, 1879 yılı sonlarında iptidai(ilkokul) bölümüne başlar. 1882 yılında ortaokula, Fatih Merkez Rüştiyesinde okur. Dil derslerine büyük ilgi duyar. Hem babasının Arapça derslerini hem de Fatih Camii’nde Farsça dersleri veren Esat Dede’yi takip etmektedir. Farsça, Arapça, Türkçe ve Fransızca derslerinde hep birinci olurdu. “Hürriyetperver” aydınlarından Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi Akif’in üzerinde büyük iz bırakır.

Lise Öğrenimini Mülkiye İdadisinde(1885) devam eder. Buraya 10 gün devam ettikten sonra buradan ayrılmıştır. Babası ölene kadar Mehmet Ragif ismini kullanır. Arkadaşlarının daha çok Akif ismini kullanmasından dolayı babasının ölümünden sonra Mehmet Akif ismini kullanır. 1888’de okulun yüksek kısmına devam ederken Babasının vefatı ve evlerinin yanması üzerine maddi sebeplerden dolayı Ziraat ve Baytar Mektebine kaydolur. 1893 yılında buradan mezun olarak hayata atılır.

Bunun nedenini ve burada ne yaptığını kendi cümlelerinden aktaralım. “Bu yıl, Mülkiye Baytar Mektebi açılmıştı. Birkaç arkadaş ‘Bu mektep yenidir, bitirenlere iş verirler’ düşüncesiyle oraya girdik. Baytar mektebini de birincilikle bitirdim. Bu senelerde şiirlerle uğraşıyordum. Spora meraklıydım. Güreşe girdim. Kispet ve yağlı güreşlerimi Çatalca köylerinde yaptım. Yüzmek, atlamak, gülle atmak ve koşmak gibi spor dallarıyla da uğraştım…”

Mezuniyet sonrası 6 ay içinde Kuran’ı ezberleyerek Hafız olur.

Hayatında karşılaştığı iki felaket vardır: Birisi babasının ölümü, diğeri de evlerinin yanması olmuştur.

Memurluk Yılları

Okuldan mezun olan Akif Edirne, Adana, Rumeli ve Arabistan’ın çeşitli köy ve kasabalarında baytarlık ve çeşitli okullarda öğretmenlik yapar. Bu süre içinde sürekli gezen şair halkı çok yakından tanıma fırsatı bulmuştur. 1893 ve 1894 yıllarında Hazine-i Fünun dergisinde gazeli yayınlanır. 1895’te Mektep Mecmuasında “Kurana Hitap” adlı şiiri yayınlandı. 1 Eylül 1898 yılında Tophane-i Amire veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanımla evlendi. Mehmet Akif’in ilk üçü kız olmak üzere altı çocuğu olmuş, dördüncü çocuğu 1,5 yaşında iken vefat etmiştir. Tahir, Emin, Suadi, Feride ve Cemile adlı 5 çocukları oldu. Kendisi ve çocukları doğu ve batı dillerinden birini mutlaka bilir ve tercüme ederlerdi.

Servet-i Fünun dergisinde şiir ve yazıları yayımlandı.

2.Meşrutiyet Dönemi

Mehmet Akif 2. Abdülhamit istibdat rejiminin şiddetli muhaliflerindendi. 1908 yılında, Meşrutiyetin ilanından 10 gün sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu. Cemiyete girerken “Cemiyetin bütün emirlerine kayıtsız şartsız itaat edeceğim” yeminini “sadece iyi ve doğru olanlara” şeklinde değiştirmiştir.

Benzer Sözler :   Lozan Antlaşması Kutlama Mesajları, Lozan Zaferi Mesajları

Bugünkü ismiyle İstanbul Üniversitesinde (Darülfünun) Osmanlı Edebiyatı dersleri verir. Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı olur. Yayınlarının hükumete ters düşmesi üzerine 1914’te memuriyeti biter.

1.Dünya Savaşı Yılları

Teşkilat-ı Mahsusa’dan gelen teklif üzerine üzere I. Dünya Savaşı yıllarında oradaki Müslüman halkı bilinçlendirmek İslam birliğini kurmak için Berlin, Arabistan ve Mısır’a gider. Bu görevi sırasında Çanakkale Savaşı zafer ile sonuçlanınca o anki coşku ile “Çanakkale Destanı” şiirini kaleme alır.

Daha sonra Anadolu işgal edilmeye başlanınca Mehmet Akif Balıkesir Zağnos Paşa camisinde ateşli bir vaaz verir. Mehmet Akif Burdur milletvekili(5 Haziran 1920-21 Mart 1923) olarak I. TBMM’nin kurucuları arasında yer alır. Konya’daki ayaklanmayı bastırmak için büyük gayretler gösterse de başarılı olamaz. Kastamonu Nasrullah Camisinde yaptığı vaaz büyük ses getirir.

1921 yılında Taceddin Dergahında yazdığı İstiklal Marşı 12 Mart 1921’de Cumartesi günü Milli Marş olarak kabul edilir. İstiklal madalyası ile ödüllendirilir.1922 yılında sağlık gerekçesi ile milletvekilliğinden istifa eder. 1923 yılında yakın arkadaşı Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi ile Mısıra gitme kararı alır.

Milletvekilliğinin sona ermesinden sonra ailesiyle İstanbul’a döner. Mehmet Akif’in doğduğu ve büyüdüğü yıllarda Osmanlı Devleti 1877’de Rusya, 1895’te Yunanlılarla savaşa girmiştir. İmparatorluğun dağıldığının gören Mehmet Akif, hiçbir zaman ümidini yitirmemiş, aksine bu ateşli günler onu güçlendirmiş ve olgunlaştırmıştır.

Mehmet Akif’in şiir yazdığı 1908 – 1923 yılları işgal ve yeniden dirilme yıllarıydı. 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’e çıkmasının ardından Mehmet Akif, İstanbul’dan derhal Balıkesir’e gider ve Zağanos Paşa Camii’nde verdiği vaazla halkı istiklalini korumak için milli mücadeleye teşvik eder.

Şeyhülislam’ın Anadolu’da başlayan Kurtuluş Mücadelesi aleyhine fetva vermesi üzerine Mehmet Akif milli mücadeleye katılmaya karar verir.

Milli Mücadele Yılları

Oğlu Emin ile birlikte Kastamonu’ya oradan da Ankara’ya gelerek Kuvay-ı Milliye’ye katılır. Eskişehir, Burdur, Sandıklı, Dinar, Antalya, Konya ve Kütahya’ya gitmiştir. İstiklal mücadelesinin en çetin safhasında milletin duygularına tercüman olacak bir İstiklal Marşı’nın yazılması istenmiş ve böylece Maarif vekaleti tarafından bir müsabaka açılmış, müsabakada birinciliği kazanacak zata 500 Lira nakdi mükafat vereceği belirtilmişti.

Yurdun her tarafından 500’den fazla şair müsabakaya girmişti.Fakat yazılan marşlar milletin hissiyatına tercüman olacak durumda değildi. Mehmet Akif marşın mükafatlı olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Maarif Vekili Hamdullah Suphi ise bu marşın ancak Safahat yazarı Mehmet Akif tarafından yazılacağına inanmış ve uzun çabalar sonucunda kendisini ikna etmiştir. Aradan bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklal Marşı yazılmış ve kahraman ordumuza ithaf olunmuştur.

Maarif Vekili Hamdullah Suphi gür sesiyle meclis kürsüsünde İstiklal Marşı’nı okumuştur:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!

Mısır Yılları

1925-1936 yılları arasında Kahire Üniversitesinde ders verir. Mısırda hastalanması üzerine son dönemlerini Beyoğlu’nda Mısır apartmanında geçirir.  27 Aralık 1936 yılında vefat eder.

Tüm şiirlerini Safahat adlı eserinde toplar. Safahat safalar ve aşamalar anlamındadır. Kitaba bakıldığında 7 bölüm görülür.

  1. Bölüm Safahat
  2. Bölüm Süleymaniye Kürsüsünde
  3. Bölüm Hakkın Sesleri
  4. Bölüm Fatih Kürsüsünde
  5. Bölüm Hatıralar
  6. Bölüm Asım
  7. Bölüm Gölgeler

Umarım Mehmet Akif Ersoy Hayatı yazımızı beğenmişsinizdir.

Bizi Facebook, Twitter, Instagram, Google+, Pinterest ve  Youtube hesaplarımızdan takip ederek bize destek olunuz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here