Ana sayfa Mevlana Sözleri Mevlana Kimdir? Kısaca Mevlana’nın Hayatı, Eserleri-Mevlana Celaleddin Rumi

Mevlana Kimdir? Kısaca Mevlana’nın Hayatı, Eserleri-Mevlana Celaleddin Rumi

0
Mevlana Kimdir. Mevlana Hayatı ve Eserleri, Mevlana Celaleddin Rumi
Mevlana Kimdir. Kısaca Mevlana'nın Hayatı ve Eserleri

Mevlana Kimdir? Mevlana şöyle demiştir: “Ömrümün özeti sadece şu üç kelimedir.

Hamdım, Piştim, Yandım.” Buna göre Mevlana Hazretleri ömrünü üç döneme ayırmıştır:

a) Hamlık Safhası (1207-1231): Bu dönem, doğumdan, babası Bahaeddin Veled’in vefatına kadar geçen süredir.

b) Pişme (Olgunlaşma) Safhası: Mevlana’nın, Seyyid Burhaneddin’in terbiyesi altında bulunduğu dönemdir.

c) Yanma Safhası (1244-1273): Seyyid Burhaneddin’in ardından, Mevlana’nın 1244 yılında Konya’da Şems-i Tebrizi ile buluşmasından ölünceye kadarki dönemdir.

 

Mevlana Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri 

Mevlana Celaleddin-i Rumi, Müslüman bir âlim, âşık, arif bir velidir. Asıl ismi Muhammed, lakabı ise Celaleddin’dir. ‘Mevlana’ kelimesi İslam dünyasında hürmet belirtmek için önemli kişilerin önüne ‘Efendimiz’ manasında kullanılırdı. Mevlana, eskiden “Diyar-ı Rum” (Rum ülkesi) denilen Anadolu topraklarında, Konya’da şahsiyetini kazanıp ün kazanması nedeni ile “Rumi” (Anadolulu) lakabını almıştır. Mevlana ismi, Semseddin-i Tebrizi ve Sultan Veled’den itibaren Mevlana’yı sevenler kullanmış, adeta adı yerine sembol olmuştur.

Mevlana; Anadolu’da ve Mevlevi çevrelerinde “Hazret-i Mevlana” ve “Hazret-i Pir” şeklinde, İran ve Pakistan’da “Mevlevi”, Batı’da ise “Rumi” lakapları ile anılmaktadır.

Mevlana Türk mü?” konusunda çeşitli rivayetler var. Belh şehri bugünkü Afganisatan sınırlarında olduğu için Afgan kökenli diyen de var. Eserlerini Farsça olarak yazdığı için İranlı diyen de var. Rubailer’deki (günümüz Türkçesiyle) şu dizelerinden dolayı Türk kabul edilir diyen de var: “Beni yabancı yerine koymayın ben bu mahalledenim/Ben sizin mahallenizde kendimi arıyorum/Düşman gibi görünüyorsam da düşman değilim/Hintçe konuşuyorsam da aslım Türk’tür.”  Benim kendi görüşüm bunun çok önemli olmadığıdır. Mevlana İnsanlardan bir insandır.

Mevlana, 30 Eylül 1207’de Harzemşahlar Devleti’ne bağlı Belh şehrinde (bugün Afganistan sınırları içerisinde) doğmuştur. Babası Kübreviye tarikatının kurucusu Necmüddin Kübra’nın halifelerinden bir sufi olan Bahaeddin Veled’dir.

Bahaeddin Veled “Âlimlerin Sultanı” lakabıyla bilinirdi. Ünü Belh şehrini aşarak geniş bir coğrafyaya yayılmıştı. Mevlana’nın annesi Belh emiri Rükneddin’in kızı Prenses Mümine Hatun’dur. Soyunun Hz. Ali’ye ulaştığı rivayet edilir.

Mevlana Sözleri için tıklayın.

Bahaeddin Veled (Sultânü’l-Ulemâ), Moğol istilası tehlikesi ve bazı siyasi olaylar nedeniyle, akrabaları ve mürüdlerinden oluşan büyük bir kalabalıkla 1219 yılı sonunda Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Çocukluk yıllarını doğduğu şehirde geçiren Mevlana, babasının yanında ilmi ve fikri hayatında önemli izler bırakacak yaklaşık 2 yıllık göç yolculuğuna başlamıştır.

Kısaca Mevlana Hayatı ve Eserleri 

Kervan her şehirde bir müddet konaklamak sureti ile Nişabur, Bağdat, Küfe, Mekke, Medine, Kudüs, Şam, Halep, Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde güzergâhından Larende’ye (bugünkü Karaman) ulaşmıştır. Yolculuk esnasında birçok âlim zat ile tanışma ve ders alma fırsatı da olmuştur. (Feridüddin Attar, Şihabüddin Ömer Sühreverdi, Muhyiddin İbnü’l Arabi, Evhadüdddin Kirmani, Sadüddin Hamevi)

Mevlana, Karaman’da, 17 yaşında babasının mürüdi Lala Şerafüddin Semerkandi’nin kızı Gevher Hatun ile evlenmiştir. Kısa bir süre sonra annesi ardınan abisi Alaeddin Muhammed vefat etmiştir. Evliliklerinin üçüncü yılında eşi de vefat etmiştir. İki oğulları olmuştur. İlkine babsının adını (Baheddin Sultan Veled), ikincisine ağabeyinin (Alaeddin) adını vermiştir. Eşinin vefatından sonra Konyalı İzzeddin Ali’nin dul kızı Kerra Hatun ile evlenmiştir.

7 yıl kaldıkları Karaman’dan, Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin ısrarı üzerine, 1288’de başkent Konya’ya göç etmişlerdir. Babası ve ilk hocası https://www.sozunenguzeli.com/mevlana-sozleri/mevlana-kimdir-eserleri-hayati/.html Bahaeddin Veled’in 1231 yılında vefatı üzerine: babasının halifesi Seyyid Burhaneddin Muhakkıkı Tirmizi’ye mürid olmuştur. 9 yıl boyunca hocasının gözetiminde ilmi ve tasavvufi yönüyle iyice geliştirmiştir. Seyyid Burhaneddin 1241 yılında vefat etmiştir.

1244 yılında Mevlana’nın hayatında büyük değişiklikler yapacak bir olay meydana gelmiştir. Konya’da Şemsi Tebrizi ile karşılaşmıştır. Bu gizemli, zahit zat Mevlana’yı kendinden geçirmiş ve onu aşk denizine atmıştır. Bu tarihte Şems 60, Mevlana 38 yaşlarındaydı.

Mevlana Celaleddin-i Rumi

Mevlana artık medrese ve dergâha eskisi kadar uğramaz olmuştu. Öğrencilerinin ve dostlarının eğitimini ihmal edilişi hoş karşılanmamıştı.  Şemse yönelik haset, kin, nefret ve baskının artması üzerine Şemsi Tebrizi bir gün ansızın Konya’yı terk etmiştir.

Bu duruma çok üzülen Mevlana, onun Şam’da olduğunu öğrenince, oğlu Sultan Veled’i göndermiş ve ısrarlı daveti üzerine Şems tekrar Konya’ya geri dönmüştür. Mevlana Celaleddin Rumi manevi kızı Kimya Hatun ile Şemsi evlendirmiştir. Ancak çok geçmeden bazı müritleri ve halkın dedikodusu ve taşkınlıkları üzerine 1247 yılında iki rivayetten bahsedilir.

Benzer Sözler :   Hz Mevlana Aşk Sözleri ile Gönüllere AŞK Tohumları Ekeceksiniz

Birincisi ağır basanı 7 kişilik bir grubun (bazı rivayetlere göre arlarında oğlu Sultan Veled’in de olduğu söylenir) suikastı sonucu şehid edilmiş ve cesedi ortadan kaldırılmıştır.

İkinci olarak Şemsin, Konya’yı terk ederek sırra kadem bastığı söylenir.

Şems’ten ayrı kalmasının ardından Mevlana Celaleddin  Rumi Hazretlerinin üzüntüsü ve feryatları herkesi yürekten yaralamıştır. Şems-i Tebrizi’yi ne kadar arasa da bulamayan Mevlâna nihayet Şems’i gönül dünyasında bulmuştur. Mevlâna Şems’in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebriz’inin yerini doldurmaya çalıştılar.

Uzun ve yorucu hayatın ardından ansızın ateşli bir hastalığa yakalanan Mevlana 17 Aralık 1273 tarihinde vefat etmiştir. Dünya gurbetinden asıl vatanına dönmüş, özlemiyle yandığı Sevgili’sine kavuşmuştur.

Cenazesinde ağlayıp feryad edilmemesini vasiyet etmiş ve öldüğü geceyi bir ayrılık gecesi değil, bir kavuşma gecesi olarak tanımlaması sebebiyle, o geceye “Şeb-i Arus” (Düğün Gecesi)   denmiştir.

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir

Mevlana için, “Kubbe-i Hadra” (Yeşil Kubbe) denilen türbe, Sultan Veled ile Alameddin Kayser’in gayretleri ile Selçuklu veziri Muinüddin Pervane’nin eşi Gürcü Hatun yardımıyla, Çelebi Hüsameddin zamanında 1274’te yapılmıştır.

Hz. Mevlana, haçlı seferleri ve Moğol istilası ile siyasi ve sosyal hayattaki kargaşa, moral değerlerdeki çözülme karşısında insanı, İslam’ı ve aşkı ayakta tutabilen manevi bir mimardır. Sadece Müslüman dünya için değil, her din ve mezhepten birçok insanın göz bebeği ve gönül aynası olmuştur.

Özetle Mevlana, akıl ve ruh sağlığı bozulan insan ve toplum için bulunmaz bir şifa kaynağıdır.

Mevlana’nın Eserleri

Arapça, Farsça, Türkçe, Rumca ve İbraniceyi gayet iyi bilen Mevlana’nın yazılı eserleri şunlardır:

1- Altı ciltten oluşan, içerisinde hikaye ve hikmetli sözler/öğütler yoluyla didaktik (öğretici) bir eser olan Mesnev-i Şerif.

2- Çoğunluğu gazellerden oluşan şiir kitabı Divan-ı Kebir.

3- Halkı ve müritleri için yaptığı sohbetlerden oluşan Fihi Ma Fih.

4- Verdiği vaazlardan oluşan Mecalis-i Seb’a.

5- Çeşitli kişilere yazdığı mektuplardan oluşan Mektuplar.

2007 UNESCO Mevlana Yılı

Türkiye, Afganistan ve Mısır’ın teklifi üzerine, 2007 yılının Mevlana’nın 800. doğum yılına (30 Eylül 1207) rastlaması sebebiyle, BM’ye bu yılın Mevlana Yılı olarak kutlanması teklifi verilmiştir. Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), Mevlana’nın 800’üncü doğum yılı olan 2007 yılının “Mevlana Yılı” olarak anılmasını kararlaştırdı.

Hz. Mevlana’nın Yedi Öğüdü:

  1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
  2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
  3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
  4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
  5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
  6. Hoşgörülülükte deniz gibi ol.
  7. YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL.

Gönüllere Şifa, Âşıklara Rehber Hz. Mevlana Sözleri

Aşk bir davaya benzer; cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

Bir yerde Aşk fazlalaştı, derdi arttırdı mı orada ne Ebu Hanife bir ders verebilir, ne Şafii!

Mevlana Aşk Sözleri için tıklayınız.

Dost altın gibidir. Bela da ateşe benzer. Halis altın, ateş içinde saf bir hale gelir.

Ben yaşadıkça Kur’an’ın bendesiyim. Ben Hz. Muhammed’in ayağının tozuyum. Biri benden bundan başkasını naklederse  Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikâyetçiyim…

Bir katre (damla) olma, kendini deniz haline getir. Mademki denizi özlüyorsun, katreliği(damla olmayı) yok et gitsin…

Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik…

Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.

Kendini küçük görmeyi bırak. Sen yürüyen evrensin.

Sevenler en sonunda bir yerlerde buluşmazlar. Onlar en başından beri birbirlerinin içindedir.

Sadece kalpten gökyüzüne dokunabilirsin.

Üzülme, kaybettiğin her şey başka bir surette bir gün mutlaka geri döner.

Kapı ardına kadar açıkken neden hapishanede kalırsın?

Umarım Mevlana Kimdir ile ilgili sorularınızın cevabını bulmuşsunuzdur. Kısaca Mevlana Kimdir Hayatı ve Eserleri ile ilgili yaptığımız yanlışlık ve kafanıza takılan soru varsa bize yorumlar kısmından yazabilirsiniz.

Bizi Facebook, İnstagram, Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Yazımızı Değerlendirebilirsiniz
[Toplam: 5 Ortalama: 4.4]

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here