Ana sayfa Dizi Sözleri Kuruluş Osman Sözleri, Efsane Diziden Efsane Sözler ve Dualar

Kuruluş Osman Sözleri, Efsane Diziden Efsane Sözler ve Dualar

0
Kuruluş Osman Sözleri
Kuruluş Osman Sözleri

Kuruluş Osman Sözleri yazımızla karşınızdayız.

Kuruluş Osman Sözleri yazımızda Diriliş Ertuğrul dizisinin devamı niteliğinde çekilen Kuruluş Osman dizisine ait Kuruluş Osman Sözleri Efsane, Kuruluş Osman Sözleri Hikayeler, Kuruluş Osman Sözleri Güzel, Kuruluş Osman Sözleri Anlamlı, Kuruluş Osman Sözleri Dualar, Kuruluş Osman Sözleri Aşk, Şeyh Edebalı Sözleri gibi başlıklarda dizide geçen en güzel sözleri sizin için derledik. Umarım beğenirsiniz.

Bu yazıyı okumadan önce Diriliş Ertuğrul Sözleri yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Etkileyici Kuruluş Osman Sözleri

Bu savaşı, güvercin gibi teyakkuzda olanlar değil, kartal gibi, şahin gibi taarruzda olanlar kazanacak. Hayallerimizden bir devlet çıkacak.

Etkileyici Kuruluş Osman Sözleri
Etkileyici Kuruluş Osman Sözleri

İntikam vaktidir gardaşlarım. Nefeslerinden kıvılcım çıkan, doru atlarımıza ant olsun! Acıyı bal eyleyenlere ant olsun! Gardaşım Aybars’ın kanını yerde kor isem, kara çelik öz pusatında gök ekin gibi biçileyim. Bengü taşlardan ismim silinsin! Ant olsun! Bu pusatın yalmanlarındaki ecel, ona kıyanlara kader olacak!

Biz gaza kapılarını yeniden açacağız ve fethettiğimiz topraklara fetheden yiğitlerin adını vereceğiz. Biiznillah bastığımız yerler yurt, o yerler mazlumlara sığınaklık eden görklü bir devlet olacak. Karşımıza çıkan şahmeran yedi başlı ejderha olsa fark etmez.

Buraya Yesevi soluğunu üflemek, diriliş ateşini yakmak, ocağımızı harlamak, yeni bir cihan kurmak için geldik. Bu kutlu yolda bizimle yoldaş olmaya var mısın?

Kahpelik aşikarken, teyakkuz yiğidin pasıdır.

Gayrı gaza için kıyam vaktidir. Şimdi cenk değil, şehadet vaktidir.

Küfür orduları azıp kudursa da her hakikatin sığındığı bir Hira Mağarası vardır!

Onları en adil mahkemeye çıkaracağım, mahkemeyi ben kuracağım. Kuracağım mahkemenin kadısı öfkem, celladı pusadım olacak. Onları ben yargılayacağım.

Kahpeliğin bahanesi, ihanetin telafisi olmaz.

Beni iyi dinleyin. Kim ki fitne eker, hainlik yaparsa; kim ki arkamdan oyun çevirmeye kalkarsa, ben, Ertuğrul Gazi Osman, babamın kurulduğu ulu post, gölgesinde yaşadığımız tamgalı sancak ve belimde taşıdığım kara pusatım üzerine ant olsun ki acımam! Sel olur yıkar, ateş olur yakarım! Uyarılarımı duymayan kulağı, üzerine laf söyleyecek dili keser atarım! Bu böylece biline!

Ben, Ertuğrul Gazi Osman, kanımda dolaşan deli taylar üzerine ant olsun ki diriliş ateşini yakacağım. Bu ateşle yılanları, yıkılanları ve satanları kül edeceğim.

Atın dorusunu er, yiğidin dorusunu yar bağlar!

Gün, Türk’ün bağrına sızmaya çalışan tüm yılanların kafasını kesme günüdür. Gün, imanımıza Kızıl Elma’ya yürüme vaktidir.

Payitaht Abdülhamit Sözleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Kuruluş Osman Sözleri Efsane

Kuruluş Osman Sözleri Efsane
Kuruluş Osman Sözleri Efsane

Kurt postun, bey kimsenin önünde eğilmez oğul. (Şeyh Edebalı)

Bunca gailenin içinde bize lazım gelen güçlü bir birliktir. Hiçbir güruhun sarsamayacağı kavi, heybetli bir beylik. Belik de bir devlet… Bu, öyle bir devlet olmalı ki, adalet onunla yeniden dirilmeli, Âlem-i İslam huzur bulmalı, zalimler korkudan titremeli, ahlak onunla kıyama kalkmalı.

En makbul himmet kişi oğlunun gayreti, en samimi dua da fiilidir.

Nice kurt kuzu postunu giyer, nice hain de taç ile hırka ile derviş gibi görünür.

Bizi düşmanlarımız değil, ancak sevdiklerimiz incitir!

Gerçek hürriyeti Allah’a kullukta bulanlar asla esir düşmezler.

Bizde öyle yiğitler vardır ki onların ruhunun pahası yoktur. Ne makam ne mevki ne de başka bir dünyalık. Onlar zikirle doyar, şükürle giyinir, sabırla savaşırlar.

Bu, kuru bir yurtluk kavgası değildir. Bu canlar akçe hesabıyla, mümbit otlaklar sevdasıyla ziyan olmadı. Bu kavga hak ile batılın kavgasıdır. Batıl tümüyle zail olana kadar durmayacağız. Allah’ın hak dini hâkim olana değin pusatlarımız kınına girmeyecek. Bu kavga haça çarpan hilalin kavgasıdır.

Beklemek, ham Âdem, toy yiğit işi değildir. Beklemek hasmını değil, nefsini yenen pehlivanların işidir.

Abdalanlar var aşk ile savrulup eşiğimize gelen, Bacıyanlar var yolumuzda hizmeti kendine vazife eden. Lakin senin tek gayen tek muradın Hakk yolunda gaza olmalıdır. Nefesimiz gaza uğruna savaştıkça seninle olacaktır. (Şeyh Edebalı)

Ne mutlu o erlere ki can ve mal kaygısı taşımazlar. Ne mutlu o cihan mertlere ki nefislerini davalarına tercih etmezler. Ne mutlu o kahramanlara ki adları bir nesle, bir çağa, bir ruha isim olacaktır. (Şeyh Edebalı)

Türk’ün ikbalini hasımdan akçe alan uşaklar değil; malını, canını bu dava uğrunda feda eden koç yiğitler tayin edecektir.

Kartallar kafese girmez, aslanlar ormana sığmaz.

Toprağa su katarsan balçık, kan katarsan vatan olur.

Kut’ül Amare Dizisi Sözleri yazımıza da bir göz atın.

Kuruluş Osman Sözleri Güzel

Keferenin lokması ile doyup, Müslüman yurdunda hüküm peşinde koşanlara fırsat vermeyeceğiz. Toprağı kanla, dertle karılmış bu vatanın teslim alınamayan aklı olacağız.

Damarlarında Orhun’un, Hazar’ın coşkun suları dolanan yiğit yoldaşlarım! Küfrün zemherisi ile bizi dondurmak, zulmün bentleri ile bizi durdurmak dilerler. Şimdi bir çağlayan gibi coşma, karşımıza çıkan tüm engelleri yıkma vaktidir. Bağrındaki yaralarla Peygamber aleyhisselam katına çıkan şüheda aşkına, Türk’ün adaletini bekleyen cümle mazlumların aşkına, oyun kuranların en hakikisi aşkına… Gün, zalimin oyununu başına yıkma günüdür.

YA ŞEHADET YA HÜRRİYET!

Kan yarası kabuk tutar, kin yarası kabuk tutmaz.

Ölümü öldüren, korkuya diz çöktüren, milletine umut olan adama ER derler.

İkbali itaat edenler değil, kıyama kalkanlar belirler.

Bu vatanı, besleme devşirmeler değil, helal süt emmiş aslanlar idare edecek.

Ben kelamla değil, pusatımla konuşurum. İzahat sizin, icraat benim işimdir.

Biz, Türk denen ulu çınarın kökleriyiz. Ergenekon’da harlandık, Malazgirt’te ateş olup cihanı dağladık. Türk, ezansız; Türk, hürriyetsiz; Türk, devletsiz olmaz.

Sırrın girdiği yerden itimat çıkar! (Samsa Çavuş)

Yel olup esmeli, kefereye korku salmalı! Kurt gibi ulumalı, zalime pusuların en büyüğünü kurmalı! Zülfikar olup kesmeli, cihana nizam getirmeli!

Baş kaldırıp yük hayvanı olmak, baş eğip tasmalı it olmaktan yeğdir! (Samsa Çavuş)

Ölümden öte oba, ecelden gayri nihayet mi vardır? Mademki ölüm bir defa gelir, neden şehadet için gelmesin?

Çakalların hükmü, kurtlar ayağa kalkana kadardır!

Göçümüzde hicret, hicranımızda uzlet, özümüzde şehadet gizlidir!

Alemde şer bitmez ise, Türk’te de er bitmez!

Ulu çınarlar, fırtınalı diyarlarda yetişir. Dalımızı kesmeye çalışanın kökünü topraktan kazıyacağız.

Bu kavga Hakk ile batılın, mazlum ile zalimin kavgasıdır. Türk’e kurulan esaret tuzakları berhavadır. Türk’ün teslim olmayacağını cümle cihana belleteceğim. Kara pusatım üzerine ant içerim ki, göğü çadır, güneşi bayrak belleyeceğim. Kahrım zalime ziyan, mazluma ümit olacak.

Kuruluş Osman Sözleri Hikayeler

Behlü’l Dane bir gün Bağdat kabristanında kendine mezar kazıp uykuya dalmış. Sultan Reşid bir ferman çıkartıp, acil bulunmasını istemiş. Askerler hemen aramaya başlamış Behlül’ü. Sonunda bulmuşlar. Ellerindeki mızraklarla dürterek uyandırmışlar fukarayı. Behlül bu. Durur mu? Açmış ağzını, yummuş gözünü. “Beni niye uyandırırsınız?” demiş. Askerler kucaklayıp, bir solukta koymuşlar sultanın önüne. Sultan tebessüm ile karışık sormuş; “Askere çıkışmışsın? Sebebi nedir?” Behlül aynı kızgınlıkla anlatmaya devam etmiş; “Ben, rüyamda padişah oldum. Askerlerim, sarayım, hizmetçilerim, ihtişamım, gücüm var idi. Bunlar uyarınca her şey berbat oldu.” Sultan Reşid basmış kahkahayı; “Yahu insan hiç rüyasında gördüğü saltanata itibar eder mi?” Behlül bir sultana bakmış bir de askerlere.; “O vakit diyesin sultan. Benim rüyadaki saltanatımla, senin saltanatının arasındaki fark nedir? Benimki uyanınca bitti, seninki ölünce bitecek.” deyivermiş.

Genç bir karınca, kalemin kâğıt üzerine yazdığını görmüş. Bu sırrı hemen gidip başka karıncaya söylemiş. “Kalem, büyük sanatkâr,” demiş. “Gözlerimle gördüm. Kâğıdın üzerine susam çiçekleri, gül yaprakları nakşetti.” Öbür karınca bir an durmuş. “Sanatkâr olan kalem değil, parmaktır,” diye çıkışmış. Bunları dinleyen başka bir karınca da lafa girmiş. “Ne parmak ne kalem… Bu işte hüner koldadır,” demiş. Bu üç genç karıncanın hoş sohbetini dinleyen yaşlı karınca dayanamamış. “Bu hüneri, suretten bellemeyin. Bu iş, kolla, parmakla, güçle olmaz. Güç dediğin mahlukat uyuduğunda geçici bir ölüme teslim olur. Lakin akıl her daim yaşar.” demiş. Hüner, bilek gücünde değildir, akıldadır. Bazı ahvaller vardır ki içinden pazıyla çıkılmaz. Bazı hasımlar vardır ki pusatla yenilmez. Onlara karşı fikir ile sebat edip, akıl ile cenk edeceğiz.

Kuruluş Osman Sözleri Anlamlı

Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile! Nizâm-ı Âlem yolunda bir evlat değil, bin evlat feda olsun. Ateşin içinde İbrahim’i, bıçağın önünde İsmail’i, kuyularda Yusuf’u, deryalarda Yunus’u ve mağarada hak nebiyi koruyan Rabbim. Sen sırrımızı muhafaza eyle! Sen kızıma Hz. Aişe’nin aklını, Hz. Fatıma’nın şecaatini, Hz. Sümeyye’nin sabrını ver. Bizi küffara karşı çetin ve heybetli kıl. Pusatımızı kavi, atlarımızı eşkin eyle. Yiğitlerimizi mansur ve muzaffer, düşmanımızı zelil ve mağlup kıl! Şüphesiz zafer ancak sana aittir.

Benzer Sözler :   İsimsizler 2. Sezon 1. Bölüm Sözleri - İsimsizler 2. Sezon 1. Bölüm İzle

Yusuf’u yüce kılan ne kuyu idi ne Mısır ne de zindan! Kuyudan kurtulmak için ışığa, zindandan çıkmak için fermana, Mısır’a sultan olmak için fikre ihtiyaç olabilir. Lakin Yusuf gibi olabilmek için imana ihtiyaç vardır. İman, gaip olanı âşikâr, ırak olanı yakın, mağlup denileni galip kılar. Allah bizi içi dışı hür olanlardan eylesin!

Kara Yele! Ben bir yemin etmişim. Belki de doğmadan önce. Demişim ki, “Benim adım Osman! Ben bu cihana adımı kazıyacağım, mührümü basacağım. Hamlık dediler, toyluk dediler, bunlar deli dediler. Lakin delilik diyenler, bilmezler ki, efsun benim damarlarımdaki kandadır. Osman daha koşmaya başlamadı, daha adımlamaktayım. Vakti gelende, Kara Osman hızını alanda, cümle cihan yiğitleri cümle beyler otağımın kapısında bekleyecekler. Seyreyleyeceğiz oyunları, belleyeceğiz, nefsimizi dizginleyeceğiz. Dost kim düşman kim göreceğiz. Düşman diye yabanı mimlemeden evvel içimizi temizleyeceğiz, gönlümüzü temizleyeceğiz. Yeryüzünde bastığımız her yere adaleti getireceğiz. Allah kelamından şaşmadan dosdoğru bir yol üzere kalacağız. Gönlümüzün eşini, Bala’mızı alıp otağımızı gül bahçesi eyleyeceğiz. Temin olsun ki, bize oyun kuranların oyunlarını bozacağım. Hakikati yükseltip, tüm cihanda adaleti sağlayacağım. Rabbimden başka hiç kimseye boyun bükmeyeceğim. Şehadeti lütuf sayan yiğitlerin atası olacağım.

Her hakikatin sığındığı bir Sevr Mağarası vardır.

Bey dediğin rençperdir. Evvela yetiştireceği ürünü hangi toprağa ekeceğini bilecek. Hangi mevsimde tohumun toprakla buluşacağını bilecek. Ne vakit su verecek, toprağı nasıl işleyeceğini bilecek. Tohumun filizlenmesini istemeyen azgın otlara fırsat vermeyecek. Tüm bu vazifeleri ifa ederken aşkını, gayretini, samimiyetini yitirmeyecek. Gün gelecek tohumlar yeşerecek. Hasat elde edilecek. Ürünler kıymet bulacak. İşte o gün bu kocaman bahçe, “Bu ürünler benim emeğimin eseri,” demeyecek. Kim bu kumaşta, bu ahlakta, bu fedakarlıkta olursa, Rabbim o yiğidin yoldaşı olacaktır.

Dar günde kimi iş pusatla meydanda haykırarak, kimi iş kuytuda gölge olup süzülerek görülür.

Kuruluş Osman Sözleri Dualar

Allah’ım! Her şeyi gören, her şeyi bilen, her şeyi yaratan sensin. Sana saklı yoktur. En bilinmeyen bile sana âşikârdır. İçimdeki bu deli tutkuları, bu kaba dar gelen hayalleri, bu toprakları aşan ufuklarımı, bu diyarlara sığmayacak hayallerimi bilen Sen’sin. Bu aşkı, bu tutkuyu, bu hayalleri gönlüme veren Sen, dermanı da verirsin! Ya Rab, ben bir düş gördüm. O düşü gerçek eyle. Babamın sancağını ileriye taşımamı bana nasip eyle. Gözümü açtığımda topraktaydım, suların ötesini görmeyi Sen nasip eyle! Her yanımız pus, duman… Etrafımız düşmanlarla sarılı. Îlâyı kelimetullah ateşi ile bu karanlığı aydınlatmayı sen nasip eyle ya Rab! Amin!

Ya Rabbî! Bizim sevdamız da kavgamız da maksadımız da Muhammedîdir. O, bizim ezelden biatlı olduğumuz hakanımızdır. Biz O’nun adıyla cenk meydanlarına iner, O’nun adıyla muradımıza ereriz. Ya Hakk! Biz yüreklerimize O’nu işledik, emeklerimize, göz bebeklerimize O’nu işledik. Rabbim! Gayretleimizi O’nun dileğinden geri kılma. Ya Hayy! Biz aç kalsak O’nun adıyla doyarız, çıplak kalsak O’nun muhabbetiyle giyiniriz. Biz ölsek O’nun davası ile yaşarız. Allah’ım! Bizim cananımız O’dur. Akıttığımız kani aldığımız şan, güttüğümüz nam hepsi O’nun içindir. Bizi ve neslimizi O’nun yolundan ayırma! Amin! (Bamsı Beyrek)

Ey göklerin ve yerin nuru olan Allah’ım! Bu millet, bu devlet Sen’indir. Zalime boynumuz bükülmesin, korku yüreğimizi esir almasın Ya Rabbî! Sen bana bu milleti diriltecek kudreti ihsan eyle! Türk Milleti’ni asra hâkim eyle!

Ey mülküm sahibi Allah’ım! Sen her şeye hakimsin. Sen muktedirsin! Gerçek iktidar ve kudret sahibisin. Ya Rabbî! Ümmetinin hali per perişan. Sadece işgalciler ve zalimler değil, fitne ve nifak da kalpleri esir almış. Bizi birbirimize bağlayan en sağlam bağ, mü’min kardeşliğini unuttuk. Birbirimize itimadımızı yitirdik. Heva ve heveslerimize, nefsimize yenik düştük. Ey her şeyi bilen Rabbim! Kalbimizin kirini, İslam’ın nuruyla yıka! Bizi aydınlat, bizi bağışla! Küfre, zulme ve şeytanın oyunlarına karşı diri ve uyanık olmayı nasip eyle! Allah’ım! Bizi sırat-ı müstekıym üzere gidenlerden eyle! Hakk yolundan dönmeyenlerden, bu uğurda can verip şehit düşenlerden eyle! El Fettah isminin hürmetine, karanlıklarımızı dağıt, küfrün tarumar edilmesine bizi memur eyle! Bize, umut bekleyen mü’minlere, müjde bekleyen garipler yeni bir kuruluş nasip eyle!

Ya Rabbî! Eğer nefsim için mücadele ediyorsam, Sen beni kendime getir. Eğer şan şöhret için mücadele ediyorsam, Sen beni yerle yeksan eyle. Çıktığım bu yolda tek gayem Sen’in rızanı kazanmaktır. Eğer niyetim, nefsime, makam mevkiye dönerse, sen benim canımı al Ya Rabbî!

Kuruluş Osman Sözleri Aşk

Sensizlik beni dağıtır. Sensizlik benim yarınımla aramdaki en büyük engeldir. Sen bana güçsün, kuvvetsin, yolumun ışığısın. Sen hayalimsin, sevdamsın. Sen benim kara sevdamsın. Seninle olduktan sonra her şeye razıyım.

Şeyh Edebalı Sözleri

Baş olmak, bey olmak her daim zordur. Zira diz düşerse toprağa, baş düşerse taşa gelir. Vebali yüksek, sorumluluğu çetindir. Eğer gönüllere giren bir bey olmayı dilersen, kendine mihmandar olarak, Hazreti Muhammed Efendimiz’i sallallahü aleyhi ve sellem mihmandar olarak almalısın. Efendimiz çölün ortasında onca birbiriyle çekişen kabileye rağmen bir ahlak medeniyeti kurdu. Ne zulme boyun eğdi ne de düşmandan korktu. Sadece hakikat diye haykırdı. Rahmet peygamberini yolundan vazgeçirmek için sair yollar denediler. Lakin O, “Bir elime güneşi, diğerine ayı verseniz davamdan vazgeçmem! diye haykırdı. Taif’te insanlığı kurtuluşa davet ederken taşlar onu durdurmak istedi. O merhametle cevap verdi. Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te düşmanlar azgınlaştı. O, yiğitliğiyle tüm zalimleri dize getirdi. Açık gördü, gece gibi üstünü örttü. Devr-i cahiliyye’nin tüm karanlığını bir kandil gibi aydınlattı. Çölün bağrından tüm cihana yayılan bir nur oldu. Herkes uyudu o uyanık oldu.

Herkes düştü o ayakta kaldı. Herkes bıktı o umut oldu. Evvela adalet kendi oldu. Merhamet kendi oldu. Dirayet kendi oldu. Sabır kendi oldu. Sen de öyle olasın ki oğul, yürüdüğünde adalet yürüsün. Tebessüm ettiğinde merhamet gülsün, zulme direndiğinde sabır kıyama kalksın ve ahali sende devleti bulsun. O devlette de Efendimiz’in nuru görünsün. Rabbim bizi Efendimiz’e hayırlı bir ümmet eylesin.

Kurban vermeyi bilmeyenler, feda etmeyi göze alamayanlar, fani olmayı idrak edemeyenler rızayı ummasınlar. Mü’min izzetli olandır. İzzet ise bin musibette bin rahmette hakikati unutmayanlardır.

Adalet kaba kuvvet ile kara pusatla mı sağlanır? Adalet ak sütün içindeki ak kılı görüp, kara taşın üzerindeki kara yılanı sezmek gerektirir. Adalet sadece polat bilek, kara pusat değil, basiret ve feraset de ister.

Edep, bir faninin karşısında el pençe divan durmak değildir. Edep, Yaradan’ın ihtişamı karşısında yokluğunu, hiçliğini bilmektir.

Nasıl ki sır küpü topraktan yapılmışsa, insan da topraktan yaratılmıştır. Ustası iyi, özü güzelse ikisi de kolay şekil alır. İnsan da böyledir. Hamdır, yanar, pişer ve olur. Kili kusurlu, perdahlanması eksik ve ateşi azsa sır küpü çatlar, su akıtır. Tıpkı tam olmayan Adem’in ham olması gibi. Toprağı çömlek eden ateş, insanı kâmil eden sabırdır oğul. Ha sır küpü ha insan.

İstikametimiz sırat-ı müstakimdir. Müslüman doğmak ve Müslüman ölmekten öte nimet, Müslüman kalmaktır. Ko bize gadretsinler ko bizi yurtluklarımızdan etsinler. Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez deyip yolumuza devam edeceğiz. İstikametimizden zerrece sapmayacağız. Zillete boyun eğmeyenlerin alacağı manevi mükafat, izzet ve heybettir.

Kişi oğlu kan pıhtısından halk edilmiştir lakin gönülden müteşekkildir. Beden bir sedef, gönül ise incidir. Ten bir zarf, gönül ise mazruftur. Gönül, uçsuz bucaksız bir erlik ülkesidir. O, tüm şifaları içinde barındıran bir aktar gibidir. Gönülde adaleti bulursan, vicdana eresin. Gönülde ilmi bulursan, hikmete erersin. Gönülde şefkati bulursan, merhamete erersin. Gönülde aşkı bulursan, kulluğa erersin. Derdi kendi olanın, dünya kadar belası olur. Bir insan derdi kadar insandır, derdi kadar büyüktür. Âlem-i İslâm’ın, mazlumların derdi yanında bizim derdimiz dert midir? Bir gün tüm şnsanlık için dertlenirse gönlün, bizim de kurtuluşumuz o vakittir. Allah, derdimizi büyük eylesin ki gönlümüzü şeytan istila etmesin, gönlümüz temizliğini yitirmesin.

Umarım Kuruluş Osman Sözleri yazımızı beğenmişsinizdir. Siz de Kuruluş Osman Sözleri yazımızla ilgili eleştiri, yorum ve görüşlerinizi lütfen yorumlar bölümüne yazınız.

Kuruluş Osman Sözleri yazımızı beğendiyseniz, lütfen sosyal medya hesaplarımızdan paylaşınız ve bize destek olunuz. Bizi FacebookTwitter, Pinterest, YouTube ve Instagram hesaplarımızdan takip ederek bize destek olabilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here