Ana sayfa Dini Günler Miraç Gecesi Hakkında Bilgi, Miraç Gecesi 2020

Miraç Gecesi Hakkında Bilgi, Miraç Gecesi 2020

0
Miraç Gecesi
Miraç Gecesi

Miraç Gecesi yazımızla karşınızdayız. Bu yazımızda Miraç Gecesi meydana gelen olaylar hakkında bilgi verdik. Umarız beğenirsiniz ve bizim için de dua edersiniz.

Miraç Gecesi Hakkında Bilgi

Miraç Gecesi, bu sene, Miladî 2020, Hicrî 1441 yılının Receb ayının 26. gecesini 27’sine bağlayan  21.Mart.2020 Cumartesi’yi 22.Mart.2020 Pazar’a bağlayan gece idrak edilecek inşaallah. Hicretten 1,5 yıl önce 621 yılında meydana gelmiştir.

Miraç Gecesi müslümanlar için, aklın bittiği, imanın başladığı yerdir. Hz. Ebubekir radıyallahü anh Hazretleri’nin sıddiyk olduğu, ümmete örnek teşkil ettiği, “O sallallahü aleyhi ve sellem dediyse doğrudur.” diye tasdik ettiği olaydır.   

Peki bu gecede neler oldu? Bu gecenin biz müslümanlar için önemi nedir? Şimdi biraz bunlardan bahsedelim.

Miraç, kelime anlamı itibariyle “merdiven” anlamına gelmektedir. İsra Sure-i Celîle’sinin ilk ayet-i kerîmesinde de meâlen belirtildiği üzere; “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”  Peygamber Efendimiz’in sallallahü aleyhi ve sellem, uyanık olarak bu yürüyüşü gerçekleştirdiği kitaplarda bildirilmektedir. Zaten rüya olsaydı müşriklerin bu derece itirazlarına ve alaylarına maruz kalmazdı.

Rasûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem, bir gece Kabe-i Muazzama’nın Hatim klısmında yatarken, Hz. Cebrail aleyhisselam göğsünü yardı ve zemzem suyuyla kalbini yıkadı ve hikmetle doldurdktan sonra tekrar yerine koydu.

Burak adlı beyaz bir binit getirildi. Hz. Peygamber’e aleyhissalatü vesselam bütün yolculuğu esnasında Cebrail aleyhisselam eşlik etmiştir. Burak adımını gözünün alabildiği son noktaya atıyordu. İlk olarak Kudüs’te bulunan Beyt-i Makdis’e gittiler. Orada bütün Peygamberlere aleyhimüssalavatü vet’teslimat imam olarak iki rekat namaz kıldırdı.

Bu hadiseden sonra Hazreti Peygamber’e aleyhissalatü vesselam iki kap getirildi ki; kabın birisinde şarap, diğerinde süt vardı. “Bunlardan hangisini istersen, al!” denildi.

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem sütü seçti. Cebrail aleyhisselam, Peygamberimiz’e aleyhisselam: Sen fıtratı seçtin, eğer sen şarabı almış olsaydın, senden sonra ümmetin azardı. Sütü tercih etmekle sen de fıtrata yöneltildin, ümmetin de fıtrata yöneltildi. Şarap size haram kılındı! dedi.

Beytü’l-Makdis’de yüksek makamlara çıkmak için Mirac merdiveni kuruldu. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, bu merdivene Cebrail aleyhisselam ile birlikte bindirildi ve birlikte yükseldiler.. Sonunda dünya semasına vardılar. Hz. Cebrâil aleyhisselam gök kapısını çaldı:

“Kim o?” denildi.
“Cibril’im!”
“Yanındaki kim?”
“Muhammed.”
“Ona gelsin diye haber gönderildi mi?”
“Evet, gönderildi.”

Bundan sonra gök kapısı açıldı ve dünya semasının üstüne çıktılar.

Rasûl-i Ekrem Efendimiz aleyhissalatü vesselam, orada oturan bir zât gördü. Sağ ve sol yanında bir takım karaltılar vardı. Sağına bakınca gülüyor, soluna bakınca ağlıyordu. Peygamber Efendimiz’e sallallahü aleyhi ve sellem,

“Hoş geldin, safa geldin, salih peygamber, salih oğul!” dedi.

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Cebrâil’e,

“Bu kim?” diye sordu.

Hz. Cebrâil aleyhisselam şu cevabı verdi:

“Bu senin baban Âdem’dir. Şu sağındaki, solundaki karaltılar da çocuklarının ruhlarıdır. Sağındakiler cennetlik, solundakiler cehennemlik olanlardır. Sağına bakınca güler, soluna bakınca ağlar.”

Arkadaşa Miraç Kandili Mesajları yazımızı inceleyerek sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz mesajlara ulaşabilirsiniz.

Buradan ikinci semaya yükseldiler. Gök kapısı açıldı ve Rasûl-i Kibriya Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, orada Hz. Yahya ve Hz. İsa aleyhimesselam ile karşılaştı.

Hz. Cebrail aleyhisselam, “Bu gördüklerin Yahya ve İsa’dır. Onlara selâm ver” dedi.

Selâmlaştılar ve onlar Hazreti Peygamber’e aleyhissalatü vesselam,
“Hoş geldin, safa geldin sâlih peygamber, sâlih kardeş” dediler.

Bundan sonra Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Cebrail aleyhisselam ile birlikte aynı minval üzere üçüncü katta Hz. Yusuf aleyhisselam, dördüncü katta Hz. İdris aleyhisselam, beşinci katta Hz. Harun aleyhisselam, altıncı katta Hz. Musa aleyhisselam ve yedinci katta da Hz. İbrahim aleyhisselam ile görüştü. Onların hepsi de kendisine “hoş geldin” de bulundular ve miracını tebrik ettiler.

Sonra her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği Beytü’l-Ma’mur’u ziyaret etti.

Bundan Sonra Hz. Cebrail aleyhisselam ile birlikte sidretü’l-müntehâ’ya geldiler.

Sidretü’l-müntehâ; kökü altıncı kat gökte ve gövdesi, dalları yedinci kat göğün üzerinde, gölgesiyle bütün gökleri ve cenneti gölgeleyen,  yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri küpler kadar, bir ağaçtır.

Miraç Gecesi Olanlar yazımızı da mutlaka okumalısınız.

Cebrail aleyhisselam, Peygamberimiz’i sallallahü aleyhi ve sellem yukarı götüre götüre, nihayet (kaza ve kaderi yazan) kalemlerin cızırtılarını işitecek kadar yüksek bir yere çıkardı. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam; cennetten, yemyeşil bir Refref (ipek döşek)’in birden ufku kapladığını gördü. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, onun (Refref’in) üzerine oturdu. Cebrail aleyhisselam, Peygamberimiz’den sallallahü aleyhi ve sellem ayrıldı. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam; Aziz ve Cebbar olan Rabbine yükseltilip yaklaştırıldı.

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Yüce Rabbinin: “Korkma ya Muhammed, Yaklaş!” buyruğunu işitmeye başladı. Nihayet, hiçbir kimsenin hiçbir zaman erişememiş olduğu yakınlık makamına, İlahî kabule, İlahî ikram ve ihsana nail oldu! İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam: “Ben, Yüce Rabbimi gördüm!” buyurmuştur.

Bu hadiseler Necm Sure-i Celîle’si 7-18. ayetlerinde Cenab-ı Allah tarafından meâlen şöyle buyurulmuştur, O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem Miraç’ta Cenab-ı Hakk’a selam yerine bütün mahlukatın ibadetlerini hediye etmiştir. Efendimiz’in aleyhissalatü vesselam Cenab-ı Hak ile olan bu konuşması bütün müminlerin miracı olan namazlarında okudukları tahiyyatın sözlerinden oluşmaktadır. Bu konuşmanın meali şöyledir:

Benzer Sözler :   Umutla Beklenen Ramazan Bayramı Resimli Kutlama Mesajları 2020
Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem Cenab-ı Hakk’a hitaben:

“Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salâvat ve duâlar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah’a mahsustur.” şeklinde hitab vermiştir.

Bu selamın üzerine Cenab-ı Hak da Resulüne (asm): “Selâm olsun sana ey Peygamber!” şeklinde mukabele de bulunmuştur. Bunun üzerine Allah Rasülü sallallahü aleyhi ve sellem de: “Bize ve Allah’ın salih kullarına selâm olsun.” şeklinde cevap vermiştir. Bu konuşmaya sidretü’l-müntehada tanık olan Cebrail aleyhisselam da Allah’ın şahitlik etmesini emretmesi üzerine “Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed’in (asv), Allah’ın elçisi olduğuna da şehadet ederim.” diyerek şehadet etmiştir.

Miraç’ta cereyan eden bu karşılıklı sohbetteki sözlerin, müminlerin miracı hükmünde olan namazda okunması sünnettir. Bu şekilde her mümin bütün şuurlu ve şuursuz mahlukatın ibadetlerini kendi ibadeti içerisinde Allah-ü Teâlâ’ya takdim etme şerefine ulaşmış olur.

Bundan sonraki yazımızda Miraç Gecesi Peygamberimiz’in sallallahü aleyhi ve sellem Cennet ve Cehennem‘de neler gördüğü, Miraç Gecesi Peygamber Efendimiz’e aleyhissalatü vesselam ve müminlere ne gibi hediyeler verildiği ve o gece nasıl ibadet edilmesi gerektiği üzerinde duracağım.

Yazımızı Süleyman Çelebi’nin Mevlid-i Şerifi‘ndeki Mirac bahsinde geçen bölümüyle bitirelim:

Her ne vaki oldu ise serseter
Cümlesin ashabına verdi haber

Dediler ey kıble-i İslam-ı din
Kutlu olsun sanâ mir´ac-ı güzin

Biz kamumuz kullarız sen şahsın
Gönlümüz içinde ruşen mahsın

Ümmetin olduğumuz devlet yeter
Hizmet kıldığımız izzet yeter

Receb-i Şerîf’in Yirmi Yedisinin Namazları (Mîrâc Namazları)

Enes ibni Mâlik‘in radıyallahü anh rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Recebde bir gece vardır ki onda amel edene, yüz senelik haseneler yazılır. O, recebin bitmesine üç (gece) kaladır. Her kim o gecede on iki rekat kılar, her rekatta (oturup) teşehhüt okur ve sonlarında selam verirse, sonra yüz kere: “Sübhânellâhi ve’lhamdülillâhi ve lâ ilahe illallâhi ve’llâhü ekber” deyip, yüz kere de istiğfarda bulunur, sonra da Nebî sallallahü aleyhi ve sellem’e yüz defa salât okursa, bu kişi dünyadan yâhut âhiretten dilediği herhangi bir hususta kendisi hakkında duâda bulunursa, bir de sabah oruca niyet ederse, bir mâsiyet (günah) ile alakalı dua yapmış olmadıkça, gerçekten Allâhü Teâlâ onun bütün dualarını kabul eder.”

Merfû bir haberde şöyle gelmiştir: “Her kim recebin yirmi yedinci gecesi iki rekat kılıp, her bir rekatta bir Fâtiha ve yirmi kere İhlâs sûrelerini okur, namazı bitirince, Rasûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem’e on kere salevât getirdikten sonra: “Ey Allâh! Ey keremlilerin en keremlisi olan Allâh! Şüphesiz ben Senden, âşıkların sırlarının müşâhedesi bereketine ve yirmi yedinci gece kendisin, mirâca çıkardığında, gönderilenlerin Efendisi’ne tahsis ettiğin halvet (teke tek beraberlik) hürmetine, benim kederli kalbime merhamet etmeni (acımanı) ve duama icâbet etmeni isterim,” derse, muhakkak Allâhü Teâlâ onun duasını kabul eder. Şanını yüceltir, yalvarışına acır ve kalplerin öldüğü günde onun kalbini diri tutar. (rûhunu öldürmez, îmân nûrunu söndürmez.)”

Muhammed ibni Hatîrüddîn Hazretleri’nin nakline göre ise;

receb-i şerîfin yirmi yedinci gecesi yatsıdan sonra üç selamla on iki rekat kılınır. Yani dört rekatta bir selam verilir, kıraat olarak Kur’ân-ı Kerîm’den kolaya gelen okunabilir. Namaz bitiminde yüz kere “Sübhânellâhi ve’lhamdülillâhi ve lâ ilahe illallâhi ve’llâhü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l aliyyi’l azıym” “Allâhü Teâlâ noksan sıfatlardan münezzehtir, bütün hamdler Allâhü Teâlâ’ya mahsustur. Allâhü Teâlâ’dan başka hiçbir ilâh yoktur ve Allâhü Teâlâ en büyüktür. O yüce ve büyük olan Allâhü Teâlâ’nın yardımı olmadan hiçbir günahtan dönüş, hiçbir ibadette de kuvvet yoktur.” zikri okunur. Yüz kere de: “Estağfirullâh” “Allâhü Teâlâ’dan mağfiret talep ediyorum.” diye istiğfar edilir. Yüz kere de salevât okunur. Her kim bunu yapar da ardından secdeye kapanarak Allâhü Teâlâ’dan bir hâcetini isterse Allâhü Teâlâ onun hâcetini görür.

MÎRÂC GÜNÜ NAMAZI

Tâbi’în’in ulularından olan Hasen-i Basrî radıyallâhü anh şöyle anlatmıştır: “Recebin yirmi yedinci günü olunca, Abdullâh ibni Abbâs radıyallâhü anhümâ sabahleyin itikâfa girip öğlen vakti(nden önceki kerâhat saati)ne kadar namaza devam ederdi. Öğleni kılınca, kısa bir nâfile (öğlenin son sünnetini) kıldıktan sonra dört rekat kılar ve her rekatta bir Fâtiha, birer tane Mu’avvizeteyn (Felak ve Nâs sûreleri), üç Kadir Sûresi ve elli İhlâs Sûresi okurdu. Daha sonra ikindi vaktine kadar duaya devam eder ve: ‘Bugün Rasûlüllâh böyle yapardı,‘ derdi.”

Evet, bize O’nun sallallahü aleyhi ve sellem ümmeti olma şerefi yeter. Vesselamü alâ menittebeal hüdâ.

Sevdiklerinizle paylaşabileceğiniz en güzel Miraç Kandili Mesajları yazımız da ilginizi çekebilir.

Bize destek olmak için Miraç Gecesi yazımızı sosyal medyada paylaşmayı ve bizi FacebookTwitter, Pinterest ve Instagram hesaplarımızdan takip etmeyi unutmayın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here